Korean Air, Asiana Airlines ile birleşme sürecinin ardından iki havayolunun sadakat programlarını bir araya getirmeye hazırlanırken, biriken yolcu millerinin oluşturduğu finansal yükümlülük giderek daha fazla önem kazanıyor.
Şirketlerin ara dönem finansal raporlarına göre haziran sonu itibarıyla konsolide mil bağlantılı ertelenmiş gelir 4,07 trilyon won (yaklaşık 2,94 milyar dolar) seviyesinde bulunuyor.
Bunun 3,12 trilyon wonu Korean Air, yaklaşık 946,3 milyar wonu ise Asiana Airlines kaynaklı.
4,07 trilyon won klasik anlamda borç değil
Söz konusu rakam, Korean Air’in müşterilerine nakit olarak geri ödemesi gereken geleneksel bir finansal borç anlamına gelmiyor.
Havayolları, müşterilerin henüz kullanmadığı millere karşılık gelen değeri hizmet verilene kadar bilançolarında ertelenmiş gelir, dolayısıyla bir yükümlülük olarak taşıyor. Yolcu millerini kullandığında ilgili tutar gelir olarak kaydediliyor.
Ancak bunun havayolu açısından başka bir maliyeti bulunuyor. Özellikle yoğun talep gören bir uçuşta mil karşılığı verilen koltuk, normal şartlarda yüksek ücretle satılabilecek bir koltuğun gelirinden vazgeçilmesi anlamına gelebiliyor.
Mil kullanımının yüzde 121’e kadar artırılması gerekiyor
Güney Kore Adil Ticaret Komisyonu (FTC), Korean Air ve Asiana'nın mil programlarının entegrasyon planını onaylarken yolcuların birikmiş millerini kullanabilmeleri için daha fazla imkân sağlanmasını şart koştu.
Plana göre Asiana milleri, birleşmenin ardından 10 yıl boyunca ayrı şekilde kullanılabilecek.
Korean Air'in iki şirketin müşterilerinin toplam yıllık mil kullanımını 2025 seviyesine kıyasla 2027 ve 2028'de yüzde 106'ya, 2029'da yüzde 112'ye ve 2030-2036 döneminde yüzde 121'e çıkarması gerekiyor.
Havayolundan ayrıca özellikle uzun mesafeli ve yoğun talep gören hatlarda mil karşılığı kullanılabilecek ödül koltuğu kapasitesini artırması isteniyor.
Daha çok mil kullanımı, daha az yükümlülük
Bu düzenleme Korean Air açısından iki yönlü bir sonuç yaratabilir.
Müşterilerin daha fazla mil kullanması, şirketin bilançosunda birikmiş olan mil bağlantılı yükümlülüğün zaman içerisinde azalmasına yardımcı olacak. Ancak ödül koltuklarının artırılması, özellikle yüksek sezonda normal ücretle bilet satın alacak yolculara ayrılabilecek kapasitenin azalmasına da neden olabilir.
Finansal etkinin büyüklüğü ise millerin hangi uçuşlarda ve hangi dönemlerde kullanıldığına bağlı olacak.
Talebin düşük olduğu ve boş kalması muhtemel bir koltuğun mil karşılığı verilmesinin havayoluna ilave maliyeti sınırlı kalabilir. Buna karşılık yüksek talep gören uluslararası bir uçuşta aynı uygulamanın fırsat maliyeti çok daha yüksek olabilir.
Kritik konu kapasiteyi doğru yönetmek
Sektör temsilcileri bu nedenle Korean Air'in karşı karşıya olduğu meselenin yalnızca iki sadakat programının teknik olarak birleştirilmesinden ibaret olmadığına dikkat çekiyor.
Şirketin bir taraftan yolcuların biriktirdiği millerin kullanımını kolaylaştırması ve düzenleyici kurumun belirlediği hedeflere ulaşması, diğer taraftan da yüksek gelir sağlayan uçuşlardaki ticari koltuk kapasitesini koruması gerekecek.
Üstelik bu süreç, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve petrol fiyatlarındaki belirsizliklerin havayolu maliyetleri üzerindeki etkisinin devam ettiği bir dönemde yürütülecek.
Korean Air açısından önümüzdeki yılların temel denklemi böylece netleşiyor: Milyarlarca wonluk birikmiş mil yükümlülüğünü azaltırken, ödül biletler nedeniyle potansiyel yolcu gelirindeki kaybı mümkün olduğunca sınırlamak.





