ABD'nin Suudi Arabistan'a F-35 satışına yeşil ışık yakmasının ardından Doğu Akdeniz'de beşinci nesil savaş uçaklarına ilişkin yeni bir tartışma başladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Riyad'ın 48 adet F-35A Lightning II ile ilgili ekipman ve destek unsurlarını kapsayan olası satışına onay verdi. Paketin tahmini değeri 24,3 milyar dolar olarak açıklandı. Satışın kesinleşmesi için süreç henüz tamamlanmış değil; ABD Kongresi'nin inceleme süreci bulunuyor.
Yunanistan ise daha önce 20 adet F-35A için anlaşma sürecini başlatmıştı. Yunanistan Savunma Bakanlığının resmi açıklamasına göre ilk uçakların 2028'de teslim edilmesi öngörülüyor.
Atina'da bu kez Suudi F-35'leri tartışılıyor
Yunan basınında gündeme getirilen senaryonun merkezinde ise Suudi Arabistan'ın Türkiye ile giderek gelişen savunma ilişkileri bulunuyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, 7 Ağustos 2026'da Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladı. Anlaşma, üç ülkenin savunma iş birliğini ve müşterek askeri kabiliyetlerini geliştirmeyi amaçlıyor. Türkiye Milli Savunma Bakanlığı anlaşmanın savunma nitelikli olduğunu ve herhangi bir ülkeyi ortak düşman olarak tanımlamadığını açıkladı.
Üç ülke daha sonra iş birliğinin kurumsallaştırılması için adımlar atarken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da ittifakın karargâh ve personel yapılanması üzerinde çalışıldığını açıkladı.
İddia: Türk unsurları F-35'i yakından gözlemleyebilir
Yunan basınında dile getirilen endişe, Suudi Arabistan'ın gelecekte F-35'lerle Türkiye'nin de katıldığı müşterek eğitim ve tatbikatlarda yer alması ihtimaline dayanıyor.
Bu senaryoya göre Suudi F-35'lerinin Türk savaş uçakları ve hava savunma unsurlarıyla aynı eğitim ortamında görev yapması halinde Türkiye, uçağın farklı operasyon koşullarındaki davranışlarını gözlemleme imkânı bulabilir.
Yunan basınında bunun özellikle radar, elektromanyetik ve termal izlerin gözlemlenmesi açısından Ankara'ya fayda sağlayabileceği ve Türkiye'nin F-35'e karşı taktik geliştirme çalışmalarına katkıda bulunabileceği ileri sürülüyor.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: Bu iddialar, Suudi Arabistan'ın F-35 teknolojisini Türkiye'ye aktaracağına ilişkin doğrulanmış bir bilgi anlamına gelmiyor. F-35'in hassas teknoloji ve görev verilerinin korunması, ABD'nin yabancı askeri satışlarında ayrıca güvenlik şartlarına tabi. Nitekim Suudi satışına ilişkin tartışmalarda da hassas F-35 teknolojisinin üçüncü taraflara erişimi konusu ABD'de gündeme gelmiş durumda.
Türkiye F-35 programından S-400 nedeniyle çıkarılmıştı
Türkiye, F-35 programının başlangıçtaki ortaklarından biriydi ancak Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından programdan çıkarıldı.
Son dönemde Türkiye'nin F-35'e yeniden erişimi konusu Washington'da yeniden tartışılırken, Suudi Arabistan'a verilecek uçakların Türkiye açısından dolaylı bir teknik kazanım sağlayabileceği iddiası Yunanistan'daki tartışmaların yeni başlığını oluşturuyor.
Asıl tartışma müşterek tatbikatlar
Yunan basınındaki senaryonun dikkat çekici bölümü, doğrudan teknoloji transferinden çok gelecekte gerçekleştirilebilecek müşterek tatbikatlara odaklanıyor.
F-35'lerin Suudi Arabistan envanterine girmesi ve ilerleyen yıllarda Türk unsurlarıyla müşterek eğitimlerde kullanılması halinde ne ölçüde operasyonel veri elde edilebileceği ise tatbikatın senaryosuna, ABD'nin uygulayacağı güvenlik kısıtlamalarına ve uçakların hangi görev modlarında kullanılacağına bağlı olacak.





