ABD'nin USS Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grubundaki personelin durumuna ilişkin dikkat çekici bilgiler kamuoyuna yansıdı.
ABD Deniz Kuvvetleri Vekili Hung Cao'nun Demokrat Senatör Kirsten Gillibrand'a gönderdiği mektuba göre, uzun süren görev döneminde sekiz denizci intihar girişiminde bulundu.
Söz konusu sekiz kişinin yalnızca USS Abraham Lincoln'ün doğrudan gemi mürettebatından oluşmadığı; taşıyıcı hava kanadı, taarruz grubu, muhrip filosu, refakatçi muhripler ve uçak filolarında görev yapan personeli de kapsadığı belirtildi.
Görev dokuz aya kadar uzadı
USS Abraham Lincoln, geçen yıl kasım ayında California'dan ayrılarak Güney Çin Denizi'ne doğru yola çıktı. Uçak gemisi daha sonra şubat ayında Orta Doğu'ya sevk edildi.
Görevin başlangıçta mayıs ayında tamamlanması planlanmasına rağmen operasyon süresi birkaç kez uzatıldı.
Yaklaşık dokuz aylık görevin ardından ağustos ayında USS Abraham Lincoln'ün yerine USS George Washington gönderildi. ABD'ye dönüşe geçen geminin personeli, uzun görev sonrasında ilk kara ziyaretini Tayland'da gerçekleştirdi.
Aileler daha önce uyarmıştı
Görevin uzamasıyla birlikte denizcilerin aileleri de personelin çalışma ve yaşam koşulları konusunda endişelerini dile getirmişti.
Özellikle uzun çalışma saatleri, dinlenme imkanları ve aylar boyunca denizde kalmanın personelin psikolojik durumu üzerindeki etkileri gündeme taşınmıştı.
ABD Donanması ise daha önce gemide bazı tedarik sorunlarının yaşandığını kabul etmekle birlikte, USS Abraham Lincoln'de geniş çaplı bir ruh sağlığı krizi bulunduğu yönündeki değerlendirmeleri reddetmişti.
Gemide 5 din görevlisi ve ruh sağlığı uzmanları bulunuyor
Cao'nun mektubunda, uçak gemisinde personelin ruhsal ve duygusal ihtiyaçlarına destek vermek amacıyla beş din görevlisinin yanı sıra ruh sağlığı uzmanlarının bulunduğu belirtildi.
Bununla birlikte sekiz intihar girişiminin açıklanması, özellikle uzun süreli konuşlandırmaların personel üzerindeki etkilerinin yeniden sorgulanmasına neden oldu.
Su ve gıda iddialarına da yanıt
Tartışmalar yalnızca ruh sağlığıyla sınırlı kalmadı. Gemideki su tesisatı ve taze gıda tedarikine ilişkin sorunlar da gündeme geldi.
Cao, uçak gemisinde genel bir su veya gıda krizinin yaşandığı iddialarını reddederken, geminin bazı bölümlerinde yerel boru arızaları ve su arıtma sistemlerinde geçici problemler yaşandığını kabul etti.
Bazı yemek seçeneklerinin de kısa süreli olarak azaltıldığı belirtildi. Donanma, sorunların geçici olduğunu ve geminin genel operasyon kabiliyetini etkilemediğini savunuyor.
Gillibrand'dan yönetimin yaklaşımına eleştiri
Senato Silahlı Hizmetler Komitesi üyesi Kirsten Gillibrand ise gemideki koşulların daha ciddi biçimde ele alınması gerektiğini savundu.
Gillibrand, askerlerin ve ailelerinin uzun süreli görevler nedeniyle önemli fedakârlıklarda bulunduğunu belirtirken, Trump yönetimi ile Savunma Bakanı Pete Hegseth'in gemideki koşullara ilişkin haberları küçümsediğini ileri sürdü.
Bu değerlendirmeler Gillibrand'ın siyasi eleştirileri niteliğinde; Donanmanın açıklaması ise gemide operasyonları etkileyecek ölçekte genel bir yaşam koşulları krizi bulunduğu iddiasını desteklemiyor.
Uzun görevlerin psikolojik yükü tartışılıyor
USS Abraham Lincoln'deki gelişmeler, ABD Donanması'nda uzun süreli deniz görevlerinin personelin ruh sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin daha geniş tartışmanın da parçası haline geldi.
Ocak 2025'te yayımlanan ve 956 denizciyi kapsayan bir araştırmada, gemilerde görev yapan personelin karşı karşıya kaldığı psikolojik yük incelenmiş; yoğun çalışma temposu, sürekli gürültü, yaşam koşulları ve yetersiz uyku önemli stres faktörleri arasında gösterilmişti.
USS Abraham Lincoln taarruz grubunda sekiz intihar girişiminin resmi olarak doğrulanması, aylarca süren ve defalarca uzatılan görevlerin personel üzerindeki etkilerini bir kez daha ABD Donanması'nın gündemine taşıdı.





