Japonya, Güneş Sistemi'nin oluşumuna ve Mars'ın geçmişine ilişkin önemli bilimsel sorulara yanıt aramak amacıyla yeni bir uzay görevine başladı.

Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) tarafından yürütülen Mars Uyduları Keşif (MMX) görevi kapsamında uzay aracı, ülkenin güneybatısındaki Tanegashima Uzay Merkezi'nden H3 roketiyle fırlatıldı.

JAXA, uzay aracının roketin üst kademesinden başarıyla ayrıldığını ve fırlatma operasyonunun tamamlandığını açıkladı.

Görevin temel hedefi, Mars'ın iki doğal uydusundan biri olan Phobos'un yüzeyinden örnek toplayarak bunları Dünya'ya ulaştırmak.

Mars'a Ağustos 2027'de ulaşacak

Görev planına göre MMX uzay aracının Ağustos 2027'de Mars'a ulaşması bekleniyor.

Araç, Mars'ın çevresinde gerçekleştireceği gözlemlerin ardından Phobos'un yüzeyinden en az 10 gram kaya ve toprak örneği toplamaya çalışacak.

Toplanan örneklerin 2031 yılında Dünya'ya getirilmesi hedefleniyor.

Yaklaşık 22,5 kilometre çapındaki Phobos, Mars'ın yüzeyinden yaklaşık 6 bin kilometre yükseklikte dolanıyor. Uydu, Mars çevresindeki bir turunu yaklaşık sekiz saatte tamamlıyor.

578 milyon dolarlık uluslararası proje

Yaklaşık 578 milyon dolar maliyete sahip olduğu belirtilen MMX görevinde beş uzay ajansı iş birliği yapıyor.

Görev kapsamında yaklaşık beş tonluk bir uzay aracı ile Fransa ve Almanya'nın ortak geliştirdiği Idefix adlı küçük keşif aracı kullanılacak.

Idefix'in Phobos yüzeyinde yaklaşık 100 gün boyunca incelemeler yapması planlanıyor.

Bu çalışmalarla yüzeyin fiziksel özellikleri araştırılacak ve ana uzay aracının örnek toplama operasyonuna katkı sağlayacak veriler elde edilecek.

Ana uzay aracının ise Phobos'a iniş yaparak yaklaşık iki saatlik operasyon sırasında yüzeyden örnek toplaması hedefleniyor.

Mars'ın diğer uydusu Deimos da incelenecek

MMX görevi yalnızca Phobos'la sınırlı olmayacak.

Uzay aracı, Mars'ın diğer doğal uydusu Deimos'u da yakın geçişler sırasında gözlemleyecek.

Elde edilecek veriler, iki uydunun yapısının ve oluşum süreçlerinin karşılaştırılmasına olanak sağlayacak.

Mars'ın uyduları nasıl oluştu?

Bilim insanları, Phobos ve Deimos'un kökenine ilişkin iki temel olasılık üzerinde duruyor.

İlk teoriye göre uydular, büyük bir gök cisminin Mars'a çarpması sonucunda uzaya saçılan maddelerin birleşmesiyle oluştu.

İkinci teori ise Phobos ve Deimos'un Mars'ın kütle çekimine yakalanan asteroitler olabileceğini öne sürüyor.

JAXA, Phobos'tan getirilecek örneklerin kimyasal ve fiziksel özelliklerinin incelenmesiyle bu teorilerin değerlendirilmesine katkı sağlanacağını belirtiyor.

Örneklerin ayrıca Mars'ın erken dönem geçmişine ve Güneş Sistemi'nde yaşam için elverişli koşulların nasıl ortaya çıktığına ilişkin ipuçları sunması bekleniyor.

Gelecekteki insanlı Mars görevleri için de önemli

MMX kapsamında elde edilecek bilgiler, gelecekte Mars'a yönelik insanlı keşif çalışmalarına da katkı sağlayabilir.

Phobos ve Deimos'un yüzey yapısının ve fiziksel özelliklerinin daha iyi anlaşılması, bu uyduların gelecekte uzay araştırmalarında nasıl kullanılabileceğine ilişkin değerlendirmelere yardımcı olacak.

Özellikle Mars çevresinde kurulabilecek bilimsel gözlem ve operasyon noktaları açısından elde edilecek veriler önem taşıyor.

NASA da görevde yer alıyor

Projede görev alan NASA astrofizikçisi Tom Statler, fırlatmanın ardından büyük heyecan yaşadıklarını belirtti.

Statler, görevle ilgili duygularını, “Çok fazla adrenalin, büyük bir heyecan ve hayranlık duygusu var” sözleriyle ifade etti.

ABD ve Çin de Mars'tan örneklerin Dünya'ya getirilmesine yönelik çalışmalar yürütüyor.

NASA'nın Perseverance keşif aracı, 2021 yılından bu yana Mars yüzeyinde kaya örnekleri topluyor. Ancak bu örneklerin Dünya'ya ulaştırılmasına ilişkin planlar henüz kesinleşmiş değil.

Japonya'nın MMX görevi başarıyla tamamlanırsa Phobos'tan getirilecek örnekler, Mars'ın uydularının kökenini anlamak ve Güneş Sistemi'nin erken dönem tarihini araştırmak açısından önemli bir bilimsel kaynak oluşturacak.