İngiltere Kraliyet Donanması’nın Type 23 sınıfı HMS Sutherland fırkateyninde yaşanan nöbet olayı, askeri mahkemelik oldu.

Bulford Askeri Mahkemesi’nde görülen davada, nöbetçi subay Teğmen Samuel Hanney’nin, 3 Nisan 2025 sabahı gemi denizde seyir halindeyken köprü üstündeki görevini gerektiği şekilde yerine getirmediği öne sürüldü.

Savcılığa göre Hanney, henüz nöbetçi subay eğitimini tamamlamamış Teğmen Thomas McNally’yi köprü üstünde yalnız bıraktı.

Hanney, görevini ihmalkâr biçimde yerine getirmekle suçlanıyor.

143 milyon sterlinlik fırkateyn seyir halindeydi

Olay sırasında 133 metre uzunluğundaki HMS Sutherland, İngiltere’nin güney kıyısındaki Plymouth’tan Dorset’te bulunan Lyme Bay’e doğru seyrediyordu.

Geminin inşa maliyetinin yaklaşık 143 milyon sterlin olduğu belirtiliyor.

Savcı Teğmen Komutan Luis Canosa, Hanney’nin olay sırasında geminin tam yetkili nöbetçi subayı olduğunu ve görevini gözetimsiz şekilde yerine getirebilecek yeterliliğe sahip bulunduğunu ifade etti.

Savcılık, Hanney’nin uygun gözetleme yapmamak, ikinci nöbetçi subayını yeterince denetlememek ve köprü üstü ekibini etkili şekilde yönetmemek olmak üzere üç noktada görevini ihmal ettiğini öne sürüyor.

Perdenin arkasında ne kadar kaldı?

Davanın en dikkat çekici bölümünü ise Hanney’nin köprü üstündeki aktif görevinden ne kadar süre uzak kaldığı oluşturuyor.

Mahkemede aktarılan bilgilere göre Hanney, meteorolojik haritalarla ilgili bir çalışma yapmak amacıyla bilgisayar ışığının personelin gece görüşünü etkilemesini engelleyen bir perdenin arkasına geçti.

Hanney, askeri polise verdiği ifadede burada 14 dakika kaldığını kabul etti.

Ancak savcılık, bilgisayar kayıtlarının sistemin 04.09 ile 04.30 arasında, yani 21 dakikalık bir zaman diliminde kullanıldığını gösterdiğini belirtti.

Eğitimdeki subay: Donup kaldım

Köprü üstünde ikinci nöbetçi subay olarak bulunan Teğmen Thomas McNally’nin ise nöbetçi subay yeterliliği için tamamlaması gereken 600 saatlik eğitimin yalnızca 100 saatini tamamladığı belirtildi.

McNally, Hanney’nin düşündüğünden çok daha uzun süre görev yerinden uzak kaldığını ifade etti.

İki ayrı coğrafi konum işleminin yaklaşık 30 dakika arayla gerçekleştirilmesinden hareketle Hanney’nin perdenin arkasında bir saatten fazla kalmış olabileceğini düşündüğünü söyleyen McNally, gemide dışarıyı kimsenin gözetlemediğini fark ettiğini anlattı.

Hanney’yi neden uyarmadığı sorulan McNally, gergin ve korkmuş olduğunu, yalnız kaldığını fark ettiğinde ise “donup kaldığını” söyledi.

Genç subay daha sonra durumu başka bir mürettebat üyesine bildirdi ve olay geminin kaptanına iletildi.

Donanmada sınır en fazla 5 dakika

Mahkemede ifade veren Donanma Seyir Subayı Komutan Thomas Boeckx, nöbetçi subayların bazı işlemleri bilgisayar ışığının diğer personelin gece görüşünü bozmaması amacıyla perdenin arkasında gerçekleştirebileceğini anlattı.

Ancak Boeckx’e göre nöbetçi subayın burada bir seferde iki ila üç dakika, en fazla beş dakika kalması gerekiyor.

Boeckx, olayın ihmal olarak değerlendirilmesinde Hanney’nin dışarıdaki seyri ne kadar süre gözetlemediğinin önemli olduğunu ve durumun tamamen “siyah-beyaz” olmadığını ifade etti.

14 dakika mı, 21 dakika mı, bir saat mi?

Askeri mahkemenin önündeki kritik konulardan biri, Hanney’nin görevinden gerçekte ne kadar süre uzak kaldığının belirlenmesi olacak.

Hanney 14 dakika kaldığını savunurken bilgisayar kayıtları 21 dakikalık bir zaman aralığına işaret ediyor. McNally ise sürenin bir saate kadar çıkmış olabileceğini düşünüyor.

Mahkemede aktarılan değerlendirmeye göre 14 dakikalık ayrılığın istemeden gerçekleşmesi durumunda olay mesleki yetersizlik kapsamında değerlendirilebilir ve subayın yeniden eğitime gönderilmesi gündeme gelebilir. Ayrılığın bilinçli şekilde gerçekleştiğinin belirlenmesi halinde ise ihmal değerlendirmesi yapılabileceği ifade edildi.

Savcılık ise sürenin 14 veya 21 dakika olmasının temel sonucu değiştirmediğini ve her iki durumda da nöbetçi subayın görevinden gereğinden uzun süre uzak kaldığını savunuyor.

Teğmen Samuel Hanney hakkındaki dava devam ederken askeri mahkeme henüz suçlamaya ilişkin nihai kararını açıklamadı.