Türk Hava Yolları’nın 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi planlanan yeni ücret ve çalışma düzenlemelerine HAVASEN’den kapsamlı bir tepki geldi.

THY gözünü yine çalışanın emeğine ve alın terine dikti” başlığıyla açıklama yapan HAVASEN, yeni uygulamaların özellikle kokpit ve kabin ekiplerinin gelirlerinde önemli kayıplara neden olacağını öne sürdü.

THY’nin çalışanlara gönderdiği bilgilendirmede kredili uçuş ücretinin hesaplanması, yüksek uçuş saatlerindeki ödemeler, fazla mesai, ekip araçlarının kullanımı ve pilot eğitim borçları dahil çeşitli başlıklarda değişiklik yapılacağı duyurulmuştu. Düzenlemelerin büyük bölümünün 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi planlanıyor.

HAVASEN: Maaşlarda yüzde 20’ye varan kayıp oluşabilir

HAVASEN'in açıklamasındaki en önemli itirazlardan biri, kokpit ve kabin ekiplerine ödenen kredili uçuş parasının hesaplama yöntemine ilişkin oldu.

Sendika, kokpitte 70, kabinde 80 saat üzerinden değerlendirilen garanti ücret yapısında yapılacağını belirttiği değişikliklerin bazı çalışanların toplam gelirlerinde yüzde 20'ye varan azalmaya neden olabileceğini öne sürdü.

Bu oran HAVASEN'in değerlendirmesi niteliğinde; mevcut kamuya açık THY bilgilendirmesinde bütün çalışan grupları için yüzde 20'lik genel bir ücret düşüşü açıklanmıyor. THY'nin duyurulan sisteminde aylık 40 saati aşan uçuşlarda kredili uçuş ücretinin hesaplanma yönteminin değiştirilmesi öngörülürken, yüksek uçuş saatlerine ilişkin bazı ödeme kademeleri de yeniden düzenleniyor.

“Kazanılmış hak ortadan kaldırılıyor” iddiası

HAVASEN, kredili uçuş parasının uzun süredir uygulanan hesaplama yönteminin çalışan aleyhine kalıcı biçimde değiştirilmesini “kazanılmış hakkın ortadan kaldırılması” olarak nitelendirdi.

Sendika ayrıca saatlik harcırah uygulaması ile ekip araçlarından yararlanma şartlarına yönelik değişikliklere de itiraz etti.

THY tarafından duyurulan düzenlemelerin mevcut 29. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin yerine geçen yeni bir TİS olmadığı belirtiliyor. Hava-İş'in resmi kayıtlarına göre mevcut sözleşme 1 Ocak 2026-31 Aralık 2027 dönemini kapsıyor.

Hava-İş, sözleşmenin Mart ayında imzalandığını açıklarken, ilk altı ay için iş/uçuş tazminatı ve kıdem ücretine yüzde 14 artış yapıldığını, bunun kredili uçuş parasını da dolaylı olarak etkilediğini duyurmuştu.

29 Eylül tarihine itiraz

HAVASEN'in eleştirdiği bir diğer konu ise çalışanlardan değişikliklere ilişkin onay sürecinin 29 Eylül'e kadar tamamlanmasının istenmesi oldu.

Sendika, uygulamanın 1 Ocak 2027'de başlayacak olmasına rağmen çalışanlardan yaklaşık üç ay önceden onay istenmesini eleştirdi.

HAVASEN ayrıca değişiklikleri kabul etmeyen veya bildirimde bulunmayan çalışanların kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek işten çıkarılabileceğini iddia etti.

Bu bölüm, HAVASEN'in işverenin olası uygulamasına ilişkin iddiası ve hukuki değerlendirmesi niteliğinde. Kamuya açık kaynaklarda THY tarafından “onay vermeyen bütün çalışanların işten çıkarılacağı” yönünde genel bir açıklamaya rastlanmıyor.

LIFUS uygulamasına da itiraz

Açıklamada pilotların LIFUS sürecindeki ücretlendirilmesine ilişkin değişiklikler de eleştirildi.

HAVASEN, eğitim sürecindeki pilotların ticari uçuşlarda aktif görev yaptığını belirterek ikinci pilot ücretinin LIFUS sürecinin tamamlanmasına bağlanmasının hukuka aykırı olduğunu savundu.

Pilot eğitim borçlarının ödeme koşullarına yönelik yeni uygulamanın da çalışanların şirkete karşı mali yükümlülük süresini fiilen uzatabileceği ileri sürüldü.

THY'nin ilk yarı bilançosunu gündeme getirdi

HAVASEN açıklamasında THY'nin 2026'nın ilk yarısındaki finansal performansını da tartışmanın merkezine taşıdı.

THY'nin açıklanan finansal sonuçlarında şirketin ilk altı aylık esas faaliyet sonucu 121 milyon dolar zarar olarak gerçekleşti. Buna karşılık şirket dönem sonunda net kâr açıklamayı sürdürdü. İlk yarıda gelirler 13,1 milyar dolara ulaşırken, artan operasyonel maliyetler faaliyet kârlılığı üzerinde baskı oluşturdu.

HAVASEN ise bu tabloyu şirketin büyüme politikaları üzerinden eleştirerek, maliyet baskısının çalışanların ücret ve sosyal haklarına yansıtıldığını savundu.

Hava-İş'e de ağır eleştiri

HAVASEN'in açıklamasında yalnızca THY yönetimi değil, yetkili sendika Hava-İş de hedef alındı.

HAVASEN, Hava-İş'in çalışanların haklarını yeterince savunmadığını ileri sürerek mevcut Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin çalışanlar lehine kullanılmasını istedi.

Açıklamada çalışanlara Hava-İş'ten istifa ederek HAVASEN'e üye olma çağrısı da yapıldı. HAVASEN, yetkili sendika olması durumunda söz konusu değişikliklerin iptal edilmesi için girişimde bulunacağını belirtti.

Bu çağrı ve Hava-İş'e yöneltilen suçlamalar HAVASEN'in kendi görüş ve iddialarını yansıtıyor. Hava-İş'in resmi sitesinde mevcut 29. Dönem TİS'in 2026-2027 dönemini kapsadığı doğrulanırken, HAVASEN'in son açıklamasındaki suçlamalara ilişkin Hava-İş tarafından verilmiş güncel bir yanıt, incelenen kaynaklarda yer almadı.

THY: Amaç operasyonel verimlilik ve sürdürülebilirlik

THY cephesinden personele gönderilen bilgilendirmede ise düzenlemelerin operasyonel verimlilik, kaynakların etkin kullanımı ve şirketin sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi amacıyla hazırlandığı ifade edildi.

Böylece 1 Ocak 2027'de başlaması planlanan yeni sistem, THY yönetimi ile çalışan temsilcileri arasındaki tartışmanın yeni başlığı haline geldi.

Önümüzdeki süreçte gözler, 29 Eylül'de sona ermesi öngörülen onay sürecine, Hava-İş'in atacağı adımlara ve THY'nin çalışanlardan gelen itirazlar karşısındaki tutumuna çevrilecek.