Delta Air Lines, sürdürülebilir havacılık yakıtının (SAF) kullanımını genişletmek amacıyla Shell Aviation ile 2030 yılına kadar sürecek beş yıllık stratejik iş birliği anlaşması imzaladığını duyurdu.

Anlaşma kapsamında iki şirket, SAF'ın ABD genelinde daha fazla havalimanında kullanılmasını sağlarken, uzun vadeli ve güvenilir yakıt tedariki için gerekli altyapının oluşturulmasına da yatırım yapacak.

Beş önemli havalimanında SAF kullanımı genişleyecek

İş birliği kapsamında Delta'nın SAF kullanımını artırmayı planladığı öncelikli havalimanları şunlar olacak:

  • Los Angeles Uluslararası Havalimanı (LAX)
  • Portland Uluslararası Havalimanı (PDX)
  • New York John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı (JFK)
  • Boston Logan Uluslararası Havalimanı (BOS)
  • Minneapolis–Saint Paul Uluslararası Havalimanı (MSP)

Şirketler, bu merkezlerde sürdürülebilir havacılık yakıtının daha yaygın kullanılabilmesi için gerekli tedarik ve dağıtım ağını güçlendirmeyi hedefliyor.

Hedef yalnızca yakıt tedariki değil

Delta ve Shell Aviation, anlaşmanın yalnızca SAF temin edilmesini kapsamadığını vurguladı.

İş birliği; yakıtın taşınması, harmanlanması (blending), depolanması ve havalimanlarına ulaştırılması gibi kritik lojistik süreçlerin geliştirilmesini de içeriyor. Böylece sürdürülebilir havacılık yakıtının tek seferlik projeler yerine günlük uçuş operasyonlarının standart bir parçası haline gelmesi amaçlanıyor.

Altyapı yatırımıyla uzun vadeli tedarik hedefleniyor

Anlaşma kapsamında Shell Aviation, seçili merkezlerde hem harmanlanmış hem de saf (neat) SAF teslimatlarını destekleyecek.

Bu yaklaşımın, Delta'nın artan yakıt ihtiyacına paralel olarak SAF kullanımını güvenilir şekilde büyütmesine ve operasyonel sürekliliğin korunmasına katkı sağlaması bekleniyor.

2030 vizyonuna katkı sağlayacak

Yeni anlaşma, Delta ile Shell Aviation arasında uzun yıllardır devam eden geleneksel jet yakıtı iş birliğini sürdürülebilir havacılık yakıtı alanına taşıyor.

İki şirket, SAF kullanımının yaygınlaştırılmasıyla havacılık sektöründe yakıt çeşitliliğinin artırılmasını, tedarik zincirinin güçlendirilmesini ve daha sürdürülebilir uçuş operasyonlarının desteklenmesini hedefliyor.