Balıkesir’de belediye iştiraki BTTBUS ile özel taşımacılık firmalarına uygulandığı öne sürülen farklı yolcu alma kuralları, haksız rekabet tartışmalarını gündeme taşıdı. Sabiha Gökçen Havalimanı taşımacılığı ihalesini kazanan Havaist’in otogardan hareket etmek zorunda bırakıldığı belirtilirken, BTTBUS’un Sabiha Gökçen'e yolcu taşıdığı dönemde ve şehir şimdi Harem otogarına giderken şehir merkezinden yolcu alabildiği konusu kamu gücünün ticari rekabette kötüye kullanılıp kullanılmadığı sorusunu ortaya çıkardı.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi iştiraki BTTBUS, daha önce Balıkesir ile Sabiha Gökçen Havalimanı arasındaki taşımacılık faaliyetlerini yürütüyordu. Söz konusu hatta UKOME kararı doğrultusunda Balıkesir Merkezden hizmet veriyordu. Ancak havalimanı taşımacılığı için gerçekleştirilen ihalenin Havaist tarafından kazanılmasının ardından BTTBUS'un bu hattaki faaliyetleri sona ererken, yeni işletmecinin kalkış noktası Balıkesir Otogarı oldu.
İhaleyi Kazanan Firma Otogara Yönlendirilirken Belediye İştirakine Ayrıcalık mı Tanınıyor?
Tartışmaların odağında, ihale sonucunda havalimanı taşımacılığı hakkını elde eden Havaist'in otogardan kalkış yapması ve belediye iştiraki BTTBUS'un diğer şehirlerarası seferlerinde şehir merkezinden yolcu alabildiği yönündeki iddialar bulunuyor.
Özel taşımacılık firmalarının otogar üzerinden hizmet vermek zorunda kaldığı bir ortamda belediye iştirakine farklı imkânlar sağlanmasının, rekabet koşullarını olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
Şehir merkezinden yolcu alabilmenin erişilebilirlik, zaman ve maliyet açısından avantaj sağladığına dikkat çekilirken, BTTBUS ile otogardan hizmet veren diğer firmaların eşit şartlarda rekabet edemediği ileri sürülüyor.
Kamu Gücünün Kötüye Kullanılması İddiası
Belediye iştiraki ile özel taşımacılık firmaları arasındaki uygulama farklılıkları, kamu gücünün ticari faaliyetlerde bir işletme lehine kullanılıp kullanılmadığı tartışmasını beraberinde getiriyor.
Sektörde dile getirilen eleştirilerde, kamuya ait bir işletmeye diğer firmalardan farklı yolcu alma imkânları tanınmasının haksız rekabete yol açabileceği ve bu durumun kamu gücünün kötüye kullanılması açısından incelenmesi gerektiği vurgulanıyor.





