Gazeteci Çiğdem Toker, İstanbul Havalimanı'nın işletmecisi İGA'nın holding olma sürecini detaylı bir şekilde kaleme aldı.

Toker, T24'teki yazısında İGA A.Ş'nin holding yapılanması için yoğun bir hazırlık içinde olduğunu ve şirketin büyük bir değişim sürecinden geçtiğini ifade etti. Özellikle İstanbul Havalimanı'nın Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeliyle yapılan ihale sonrası inşa edilmesine rağmen, İGA Havalimanı A.Ş'nin devlete olan milyarlarca Euro'luk kira borcunun 2043'e ertelendiğini vurguladı.

Şirketin yeni yapılanmasında, başlangıçtaki beş şirketten kalan iki ortağın paylarını düşürerek kurdukları İGA Holding'e devrettiklerini belirten Toker, bu sürecin tartışmalara yol açtığını ifade etti. Holding yapılanmasının ana sözleşmesinde yer alan eğitim ve sağlık vakıflarına katılım maddesi üzerindeki tartışmalara da değindi.

İşte Toker'in o yazısı:

"İGA A.Ş, yurt dışına açılmak için holding olmuş

İGA A.Ş’nin holding yapılanması için şirket bünyesinde yoğun bir hazırlık içinde olduğunu öğrendim

İstanbul Havalimanı’nı, Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeliyle yapılan ihale sonrası inşa edip beş yıldır işlettiği halde, devlete bir milyar Euro’nun üzerinde kira borcu 2043’e ertelenen İGA Havalimanı A.Ş şirketiyle ilgili kritik yapısal değişimi bir önceki yazımda duyurdum.

Şirketin, başlangıçtaki beş şirketten kalan iki ortağı Kalyon Havacılık ile Cengiz İnşaat’ın, paylarını düşürüp yine kendilerinin kurduğu İGA Holding’e devretmeleri sonucu ortaya çıkan yeni yapıda, İGA Holding A.Ş, yüzde 43 ile büyük ortak haline gelmişti.

Bu gelişmenin yol açtığı tartışma sürerken, yazımla ilgili olarak havacılık sektöründen bilgi vermek amacıyla ulaştığını belirten kaynaklar, asıl amacın, yeni ana sözleşmede yazan ve yazımda duyurduğum eğitim ve sağlık vakıflarına katılım olmadığını ifade etti. Şu anda bile İGA’nın herhangi bir vakfa sponsor olmasında yasal bir engel bulunmadığını, bunun için özel maddeye ihtiyaç olmadığını belirten kaynaklar “Eğer öyleyse neden böyle bir madde konuldu?” sorusuna, “Holding yapılanmasındaki ana sözleşmelerde bunun tip bir madde olduğu, aynen aktarıldığı” yanıtını vermekle yetinirken, bir numaralı amacın, yurt dışındaki uluslararası havalimanlarından İGA’ya gelen talepler olduğunu ifade etti.

İGA A.Ş, sadece İstanbul Havalimanı için var

Uluslararası bazı havalimanlarından İGA’ya pek çok sahada hizmet satın alma talebi geldiği belirtilirken, havalimanını işletmenin yanı sıra, güvenlik, bilgi işlem, yiyecek-içecek gibi spesifik alanlarda da İGA yönetimine birçok teklif geldiği belirtiliyor.

ITA AIRWAYS'TEN FREKANS ARTIRMA KARARI ITA AIRWAYS'TEN FREKANS ARTIRMA KARARI

Holding kurulmadan önceki İGA Havalimanı A.Ş’nin bu talepleri yasal olarak karşılayamayacağı, çünkü 10 yıl önceki ihale şartnamesine göre İGA A.Ş’nin yalnızca İstanbul Havalimanı’yla ilgili iş yapabileceği, bunun zorunluluk olarak konulduğu ifade ediliyor.

Bu bilgide bir tereddüt yok. Çünkü zaten KÖİ modeliyle yaptırılan bir altyapı projesinde, “Özel Amaçlı Şirket” adı verilen bir şirket kurulur ve inşaat ile işletmeyi üstlenir. 11 yıl önce İstanbul Havalimanı ihalesine girdikten sonra beş ortakla kurulan İGA A.Ş’nin yasanın gerektirdiği bir Özel Amaçlı Şirket olduğunu biliyoruz.

Holding’in kuruluş amacını Ana sözleşmesinden iki gün önceki yazımda aktarmıştım:

"Esas amacı, kurulmuş ve kurulacak şirketlerin sermaye ve yönetimine katılarak, bunların yatırım, finansman, organizasyon ve yönetim meselelerini toplu bir bünye içinde ve ekonomik dalgalanmalara karşı yatırımların güvenilirliğini arttırmak ve böylece şirketlerin sağlıklı şekilde ve milli ekonominin gereklerine uygun olarak gelişmelerini ve devamlılığını teminat altına almak ve bu amaca uygun ticari, sınai ve mali girişimlerde bulunmak."

TAV örneği
Anlaşılan o ki, yurt dışındaki uluslararası havalimanlarından gelen hizmet satın alma talepleri, yukarıdaki paragrafın sonunda yer alan “bu amaca uygun ticari, sınai ve mali girişimlerde bulunmak” bölümüyle ifade edilmiş.

Sektör kaynakları İGA’nın bu amaçla holding haline gelmesini, sektördeki diğer büyük oyunca TAV’ın, dünyadaki pek çok uluslararası havalimanındaki işletme pozisyonuna benzeterek, amacın bu olduğunu ekliyor. Ancak ilk yazım üzerine aktarılan bu bilgilere rağmen, şu iki sorunun cevabı hâlâ net değil:

Neden borcunu ödemiyor?

  • Yurt dışındaki birçok uluslararası havalimanından hizmet talebi gelen İGA; ekonomisi bu kadar zorda olan, kaynak sıkıntısı çeken devlete olan kira borçlarını 2043’e erteletmek yerine neden ödemeyi, borcunu yapılandırmayı denemiyor?
  • Vakıf ve sandıklara katılım konusu: İhtiyaç olmadığı vurgulansa bile sonuçta bu madde ana sözleşmeye konuldu. Yarın İGA Holding, iktidara yakın bir vakfa katılırsa bundan vatandaşların haberi olacak mı?
  • İGA A.Ş’nin holding yapılanması için şirket bünyesinde yoğun bir hazırlık içinde olduğunu, yeni logo ve amblem belirleneceğini, sonbaharda da medyaya bir tanıtım planlandığını da öğrendim.
  • Yukarıdaki ve daha pek çok sorunun yanıtını öğrendikçe, yeni sorularla birlikte aktarmayı sürdüreceğim.

Nihayetinde özel şirketler işletse de İstanbul Havalimanı’nın kamu kaynaklarına dayalı, kamu kaynakları üzerinde yükselen ve devlete milyarlarca borcu olan bir proje olduğunu, bugün doğan bir bebek 19 yaşına gelince borcun ödeneceğini unutmadan."