Türk Hava Yolları (THY), dünyanın en büyük küresel hava yolu şirketlerinden biri olma hedefi doğrultusunda filosunu ve ürün gamını büyütmeye hazırlanıyor.

Forbes'e açıklamalarda bulunan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, şirketin 2033 stratejisine ilişkin önemli bilgiler paylaştı.

Şeker, İran kaynaklı jeopolitik gelişmeler, değişen yolcu profilleri ve Orta Doğu hava sahasındaki belirsizliklere rağmen THY'nin uzun vadeli büyüme planlarından vazgeçmeyeceğini vurguladı.

HEDEF 800'DEN FAZLA GENİŞ GÖVDELİ UÇAK

THY'nin en dikkat çekici hedeflerinden biri, geniş gövde filosunu 2033 yılına kadar 800'ün üzerine çıkarmak.

Şirket aynı dönemde yaklaşık 350 destinasyona ulaşmayı ve yıllık gelirini 50 milyar doların üzerine taşımayı hedefliyor.

Şeker, geniş gövde ve kargo filosu planlarında herhangi bir değişiklik öngörmediklerini belirtirken, dar gövde filosunda pazar koşullarına bağlı olarak bazı düzenlemeler yapılabileceğini ifade etti.

PREMIUM ECONOMY GERİ DÖNÜYOR

THY'nin büyüme planlarının önemli parçalarından biri de Premium Economy kabininin yeniden hizmete alınması olacak.

Şirket, 2028 yılından itibaren geniş gövdeli uçaklarda Premium Economy sınıfını sunmayı değerlendiriyor.

Yeni kabin konseptinde mevcut ekonomi sınıfı kapasitesinin yaklaşık yüzde 8 ila 9'luk bölümünün Premium Economy olarak ayrılması planlanıyor.

Prof. Dr. Murat Şeker, yapılan araştırmaların uzun menzilli uçuşlarda yolcuların yaklaşık üçte ikisinin daha fazla diz mesafesi ve konfor için ek ücret ödemeye hazır olduğunu gösterdiğini belirtti.

CRYSTAL BUSINESS CLASS 2027'DE GELİYOR

THY'nin premium ürün stratejisinin ilk adımı ise yeni Crystal Business Class süitleri olacak.

Tam kapalı özel süit konseptine sahip Crystal Business Class'ın ilk olarak 2027 yılında teslim edilmeye başlanacak Airbus A350 filosunda hizmete girmesi planlanıyor.

Daha sonraki aşamada Boeing 777 filosunun da yeni kabin konseptine dönüştürülmesi hedefleniyor.

Yeni kabin yatırımlarıyla birlikte uçak başına koltuk kapasitesinin yüzde 12'nin üzerinde artırılması planlanırken, Business Class kapasitesinin de yüzde 10'dan fazla büyümesi öngörülüyor.

İSTANBUL'UN STRATEJİK AVANTAJI

THY yönetimi, İstanbul Havalimanı'nın küresel konumunu şirketin en büyük avantajlarından biri olarak görüyor.

İstanbul'un coğrafi konumu sayesinde dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 50'sine tek aktarmayla erişim sağlanabiliyor.

Bu durum, jeopolitik krizler ve bölgesel hava sahası kısıtlamalarına rağmen THY'nin ağ planlamasında esneklik kazanmasına imkan tanıyor.

A350-1000 VE B787 TESLİMATLARI BÜYÜMENİN MOTORU OLACAK

Premium Economy kabininin ilk olarak yeni Airbus A350-1000 uçaklarında hizmete girmesi bekleniyor.

2027 yılının ikinci yarısında teslim edilmeye başlanacak A350-1000 filosundan 2030 yılına kadar 15 uçağın hizmete girmesi planlanıyor.

Bunun yanında THY'nin Boeing ile yaptığı geniş gövde siparişleri de büyüme stratejisinin önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Şirketin kesin sipariş verdiği 35 adet Boeing 787-9 ve 15 adet Boeing 787-10 uçağının 2029-2034 yılları arasında teslim edilmesi bekleniyor.

THY ayrıca 25 adet ek Boeing 787 opsiyonunu da elinde bulunduruyor.

DAR GÖVDE FİLOSU DA BÜYÜYECEK

Türk Hava Yolları'nın Boeing 737 MAX siparişleri de devam ediyor.

Önümüzdeki yıllarda gerçekleşecek teslimatlarla birlikte THY'nin Boeing filosunun mevcut büyüklüğünün yaklaşık iki katına ulaşması bekleniyor.

Yeni uçak yatırımlarıyla birlikte Türk Hava Yolları, küresel havacılık sektöründeki rekabet gücünü artırmayı ve dünyanın en büyük ağ taşıyıcılarından biri olma konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor.