Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin (DHMİ) eski daire başkanı Mehmet Cemil Acar’ın “rüşvet” ve “yolsuzluk” suçlamalarıyla yargılandığı davada, mahkemenin mevcut delil durumu karşısındaki tutumu değişmedi. Ankara 89. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın savunmalarına rağmen tutukluluk halinin devamına hükmederek dosyada kaçma şüphesinin ve kuvvetli suç şüphesinin sürdüğüne işaret etti.
Cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katılan Cemil Acar, kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek kamuoyuna yansıyan savunmasını yineledi. Ancak yargılama sürecinde esas belirleyici unsurun, sanık beyanlarından ziyade dosyada yer alan deliller ve bu delillerin yargı makamlarınca değerlendirilme biçimi olduğu vurgulandı.
Mahkeme tutanaklarına yansıdığı kadarıyla, Acar’ın savunmasında dile getirdiği kişisel iddialar ve yorumlar, bu aşamada tutukluluk kararının kaldırılması için yeterli görülmedi. Cumhuriyet savcılığının, sanığın tutuklu kalması yönündeki talebi de mahkeme tarafından yerinde bulundu. Bu çerçevede mahkeme, Acar’ın özgürlüğünü kısıtlayan tedbirin ölçüsüz olmadığı kanaatini korudu.
Dosyada, Acar’ın görev yaptığı döneme ilişkin mal varlığı beyanları, mali hareketler ve kurum içi süreçlere dair iddiaların soruşturma makamlarınca incelenmeye devam ettiği, bilirkişi raporları ve teknik değerlendirmelerin yargılamanın temel dayanakları arasında yer aldığı biliniyor. Mahkeme kararları, bu verilerin henüz çürütülmediğine işaret ediyor.
Öte yandan, tutuksuz sanık konumundaki eski eşi Çağla Acar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirleri de aynen sürdürülüyor. Bu durum, yargı makamlarının dosyanın tüm tarafları açısından ihtiyatlı ve denetimli bir yaklaşımı tercih ettiğini gösteriyor.
Hukuki süreç devam ederken, Cemil Acar’ın suçlu olduğu yönünde kesin bir hüküm bulunmadığı, masumiyet karinesinin geçerliliğini koruduğu da hatırlatılıyor. Ancak mevcut aşamada mahkemenin verdiği ara kararlar, sanığın savunmalarının yargısal tedbirleri ortadan kaldıracak güçte bulunmadığını ve davanın seyrinin sanık aleyhine ilerlediğini ortaya koyuyor.
Bir sonraki duruşma 9 Mart’ta yapılacak. Bu celsede, özellikle teknik raporlar ve deliller üzerinden yürütülecek tartışmaların, davanın yönü açısından belirleyici olması bekleniyor.