Avrupa Birliği'nin (AB) havacılık güvenliğinden sorumlu kurumu Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA), Orta Doğu'da yeniden yükselen askeri gerilim nedeniyle hava yolu şirketlerine yönelik güvenlik uyarısını güncelledi.

EASA, hava yolu işletmecilerine İran, Irak ve Lübnan hava sahalarının 31 Ağustos 2026'ya kadar kullanılmaması yönünde tavsiyede bulundu.

Risk değerlendirmesi güncellendi

Köln merkezli EASA'dan yapılan açıklamada, Avrupa Komisyonu ve AB üyesi ülkelerle koordinasyon içerisinde yürütülen risk analizlerinin ardından çatışma bölgesi uyarılarının yeniden değerlendirildiği belirtildi.

Açıklamaya göre, AB Entegre Havacılık Güvenliği Risk Değerlendirme Grubu, süresi 8 Temmuz'da sona eren Orta Doğu ve Basra Körfezi'ni kapsayan genel Çatışma Bölgesi Bilgi Bülteni (CZIB) uygulamasını uzatmama kararı aldı.

Bunun yerine bölgedeki mevcut tehdit seviyesini yansıtan yeni güvenlik bilgilendirmeleri yayımlandı.

Üç ülke için ayrı güvenlik bülteni

EASA, İran, Irak ve Lübnan hava sahalarında uçuş güvenliğine yönelik yüksek risklerin devam ettiğini belirterek, bu üç ülke için ayrı çatışma bölgesi bilgi bültenleri hazırladı.

Yeni tavsiye kapsamında hava yolu şirketlerinin söz konusu hava sahalarını 31 Ağustos 2026 tarihine kadar kullanmamaları önerildi.

Gerilim yeniden yükseldi

Kararın, ABD ile İran arasında son dönemde yeniden tırmanan askeri gerilimin ardından alınması dikkat çekti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik saldırılarına karşılık bölgede 80'den fazla askeri hedefi vurduğunu açıklamıştı.

İran basınında yer alan haberlerde ise İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun misilleme kapsamında Bahreyn ve Kuveyt'teki 85 askeri tesisi füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldığı öne sürülmüştü.

Havayolları alternatif rotalara yöneliyor

Bölgedeki güvenlik risklerinin artmasıyla birlikte birçok uluslararası hava yolu şirketi, İran, Irak ve Lübnan hava sahalarını kullanmaktan kaçınarak alternatif uçuş rotaları planlamaya devam ediyor.

Uzmanlar, hava sahası kısıtlamalarının özellikle Avrupa-Asya ve Körfez hattındaki uçuş sürelerini uzatabileceğini ve operasyonel maliyetleri artırabileceğini değerlendiriyor.