TUI Group Üst Yöneticisi Sebastian Ebel, artan fiyatlara rağmen İspanya’nın şirket stratejisindeki merkezî konumunu koruduğunu ve ülkede hâlâ güçlü bir büyüme potansiyeli gördüklerini söyledi. Ebel, İspanyol turizm portalı Hosteltur’a verdiği röportajda, Orta Avrupa’dan gelen talepteki yavaşlamanın yeni kaynak pazarlarla dengeleneceğini ifade etti.

Ebel’e göre İspanya, TUI açısından yalnızca Güney Avrupa’da bir merkez değil, aynı zamanda Latin Amerika’ya açılan stratejik bir köprü konumunda bulunuyor. Zorlu Avrupa ekonomik koşullarına rağmen ülkenin dinamizmini koruduğunu vurgulayan Ebel, önümüzdeki dönemde talep artışının ağırlıklı olarak Doğu Avrupa ve Latin Amerika’dan geleceğini belirtti. Polonya, Çekya ve Romanya’nın öne çıkan pazarlar arasında yer aldığını kaydeden Ebel, “Azalan bir Alman turistin yerini bir Çek turist alabiliyor. Piyasa kendini dengeliyor; nihai kararı müşteri veriyor” değerlendirmesinde bulundu.

İspanya’yı olgun ancak istikrarlı bir pazar olarak tanımlayan Ebel, yeni otel yatırımlarıyla hızlı bir büyüme beklentisi içinde olmadıklarını dile getirdi. Buna karşın İspanya, 100’ün üzerinde otelle TUI’nin küresel ölçekte en büyük destinasyonu olma özelliğini sürdürüyor. 2026 yılında Jerez’de ve Málaga yakınlarında iki yeni otelin açılmasının planlandığı da paylaşılan bilgiler arasında yer aldı.

Ebel, İspanya’nın özellikle aileler ve kalite odaklı turistler için cazibesini koruduğunu belirtirken, fiyat artışlarının daha düşük bütçeli aileleri Türkiye ve Mısır gibi alternatif destinasyonlara yönlendirebildiğine dikkat çekti. Bunun İspanya için yapısal bir sorun oluşturmadığını vurgulayan Ebel, farklı pazarlardan gelen talebin bu boşluğu doldurduğunu ve İspanyol otelcilerle rekabetçi aile paketleri üzerinde çalışıldığını aktardı.

Aşırı turizm tartışmalarına da değinen TUI CEO’su, yerel halkın memnuniyetinin temel kriter olduğunu vurguladı. Yerel kabulün azalmasının turist deneyimini de olumsuz etkilediğini ifade eden Ebel, bu nedenle TUI’nin toplu transferler, yerel tedarik zincirleri ve yerel istihdama dayalı bir turizm modelini benimsediğini söyledi. Ebel, hedeflerinin hem ziyaretçilere hem de destinasyonlara uzun vadeli fayda sağlayan dengeli bir turizm yapısı oluşturmak olduğunu kaydetti.