Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, Rio de Janeiro'da düzenlenen 82. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Genel Kurulu ve Dünya Hava Taşımacılığı Zirvesi kapsamında önemli açıklamalarda bulundu.
Şeker, hem küresel havacılık sektöründeki gelişmeleri hem de THY'nin büyüme stratejisini değerlendirdi.
"Büyüme hedeflerimizde değişiklik yok"
THY'nin 2033 vizyonunun 2023 yılında oluşturulduğunu hatırlatan Şeker, şirketin uzun vadeli büyüme planlarında herhangi bir değişiklik olmadığını belirtti.
Türk Hava Yolları'nın Airbus ve Boeing'e verdiği siparişlerle birlikte yaklaşık 420 uçaklık büyüme planını sürdürdüğünü ifade eden Şeker, Boeing ile devam eden 100 uçaklık sipariş görüşmelerinin de sürdüğünü kaydetti.
Şeker, "Stratejik büyüme hedeflerimizde önemli bir değişiklik olmayacak. Ancak büyümenin kompozisyonunda değişiklikler göreceğiz." dedi.
Katma değerli alanlara yatırım artacak
Yoğun rekabet ortamında sadece yolcu ve uçak sayısını artırmanın yeterli olmadığını vurgulayan Şeker, yeni dönemde katma değerli iş alanlarına daha fazla yatırım yapacaklarını söyledi.
Turkish Holidays, TKPAY, sadakat programları ve kapıdan kapıya kargo hizmeti sunan Widect gibi projelerin bu stratejinin önemli parçaları olduğunu belirten Şeker, THY'nin gelir çeşitliliğini artırmaya odaklandığını ifade etti.
Körfez krizinde yeni yolcu kazancı
Körfez bölgesinde yaşanan operasyonel aksaklıkların THY için belirli fırsatlar oluşturduğunu belirten Şeker, bu süreçte özellikle Güney Asya, Uzak Doğu, Maldivler, Seyşeller ve Amerika pazarlarından yeni yolcular kazandıklarını söyledi.
"Körfez taşıyıcılarının operasyon yapamadığı dönemde ilk kez Türk Hava Yolları ile uçan önemli bir yolcu kitlesi oluştu" diyen Şeker, bu yolcuları kalıcı müşteri haline getirmenin THY'nin hizmet kalitesine bağlı olduğunu vurguladı.
Jet yakıtında tedarik sorunu bulunmuyor
Prof. Dr. Murat Şeker, son dönemde küresel enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmalara rağmen THY'nin jet yakıtı tedarikinde herhangi bir problem yaşamadığını açıkladı.
Türkiye'nin hem Tüpraş hem de SOCAR rafinerileri sayesinde güçlü bir tedarik altyapısına sahip olduğunu belirten Şeker, ayrıca Kuzey Afrika, Irak ve diğer bölgelerden de yakıt temin edilebildiğini ifade etti.
"Asya'ya göre daha avantajlı fiyatlarla yakıt aldık"
Yakıt fiyatlarının küresel ölçekte yükseldiğini belirten Şeker, THY'nin bu artışlardan etkilendiğini ancak Asya pazarına kıyasla daha avantajlı fiyatlarla yakıt tedarik ettiğini söyledi.
"Asya'da ton başına 2 bin dolara kadar çıkan fiyatlar görüldü. Biz en yüksek 1600-1800 dolar seviyelerini gördük. Şu anda ise fiyatlar 1200-1300 dolar seviyesinde seyrediyor." dedi.
Avrupa ile benzer seviyelerde
Türkiye'de yakıt fiyatlarının ucuz olmadığını ancak mevcut koşullarda Avrupa ortalamasına yakın seviyelerde olduğunu belirten Şeker, THY'nin yakıt maliyetleri ve tedarik güvenliği açısından herhangi bir risk öngörmediğini kaydetti.
THY yönetimi, güçlü filo yatırımları, yeni gelir modelleri ve genişleyen küresel ağıyla büyüme stratejisini sürdürürken, operasyonel açıdan kritik öneme sahip yakıt tedarikinde de güvenli pozisyonunu korumaya devam ediyor.





