Çıplak aramaya maruz kalan kadınların Qatar Airways'e dava açmasının ardından Avustralya'daki bir mahkeme, havayolu şirketinin küresel seyahati düzenleyen yasalar kapsamında kovuşturmaya tabi tutulamayacağını açıkladı.

2021'de Avustralya Federal Mahkemesi'ne başvuran 5 kadın, "yasadışı fiziksel temas" ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma iddialarıyla devlete ait havayolu şirketine dava açmıştı. Kadınlar olayın kendilerini travmatize ettiğini söylemişti.

Kadınlar, Ekim 2020'de Doha Havalimanı'nda gizliliklerini ihlal eden aramaya asla rıza göstermediklerini belirtmişti. Avukatları, kadınların Katarlı yetkilileri ve ulusal havayolu şirketini dava ettiğini Kasım 2021'de açıklamıştı.

25 TONLUK KÜLÇE ALTIN KAÇAKÇILIĞI 25 TONLUK KÜLÇE ALTIN KAÇAKÇILIĞI

Ancak çarşamba günü yargıç John Halley, çok taraflı bir anlaşma olan Montreal Sözleşmesi uyarınca havayolunun yükümlüğünün yolcuların ölümü veya yaralanması durumunda ortaya çıkması nedeniyle Qatar Airways'in davada sorumlu tutulamayacağını söyledi.

Yargıç, kadınların devlete ait Qatar Airways'e karşı yaptığı savunmanın, havayolu yükümlülüğünü düzenleyen uluslararası protokollere uymadığını ifade etti.

Halley şöyle dedi:

Münhasırlık ilkesinin, davacıların Qatar Airways'e karşı herhangi bir tazminat talebinde bulunmalarını engellediği sonucuna varmam, davacıların Qatar Airways'e karşı ileri sürmeye çalıştığı iddialara tam bir cevap niteliğinde.

Yargıç Halley havayolu personelinin, bir grup kadını uçaktan indiren Katar polisinin ve pistteki ambulanslarda muayeneleri gerçekleştiren hemşirelerin eylemlerini etkilemiş olamayacağını da sözlerine ekledi.

Mahkeme kararında bu önermenin "'hayal ürünü, önemsiz, mantıksız, ihtimal dışı, zayıf' diye nitelendirilebileceği" belirtildi.

Yargıç, Katar Sivil Havacılık Otoritesi aleyhine açılan davanın devam edemeyeceğini ancak Hamad Uluslararası Havalimanı'nın işletmecisi Katar Havalimanları İşletme ve Yönetim Şirketi'ne (MATAR) açılan davanın devam edebileceğini de ekledi.

Kadınları temsil eden avukat kararın açıklanmasının ardından temyize gitmeyi düşündüklerini söyledi.

Avukat Damian Sturzaker "Öte yandan havalimanı işletmecisi MATAR'a açılan davanın hâlâ devam ettiğini belirtmek isteriz. Müvekkillerimin taleplerini dile getirmeyi sürdürme kararlılığı azalmadı" dedi. Dava 10 Mayıs'ta yeniden görülecek.

Olayın ardından Katar'ın kadınlara yönelik muamelesine ilişkin küresel bir öfke ve endişe ortaya çıkmıştı. Ülkede evlilik dışı cinsel ilişki ve doğum cezalandırılabilir suçlar arasında yer alıyor. Dünya Kupası öncesinde Katar kadın hakları, işgücü ilişkileri ve demokrasiyle ilgili verdiği sözlere güvenilebilceği konusunda ülkedeki durumu eleştirenleri temin etmek için çabalamıştı.

Katar Başbakanı olayın ardından özür dilemiş ve bir havalimanı yetkilisine ertelenmiş hapis cezası verilmişti. Ancak aradan bir yıl geçtikten sonra kadınlar tazminat taleplerinin "görmezden gelindiğini" söylemişti.

Mağdur kadınlardan biri 5 aylık oğluyla birlikte Avustralya'ya geri uçuyordu. Avustralya merkezli üç medya kuruluşuna konuşan kadın, yaşadığı sıkıntılı olayı hayatının "en korkunç anı" diye nitelendirmişti.

Kadının "[Hemşire] 'Yatağa uzanmanı istiyorum' dedi... Ve pantolonumla iç çamaşırımı tutup çıkardı. Bir an için kafamın patlamak üzere olduğunu düşündüm" dediği aktarılmıştı.

Burada aşağılama ve gücün kötüye kullanılması, insan haklarımın ihlali sözkonusu. Kimsenin bana dokunma yetkisi yok. Kimsenin benim rızam olmadan beni çırılçıplak soyma yetkisi yok. (Independent)