Orta Doğu’da devam eden çatışmaların havacılık sektörüne çıkardığı fatura giderek büyüyor. Bölgenin dünya havacılığındaki en önemli aktarma merkezlerine ev sahipliği yapması nedeniyle kriz yalnızca Orta Doğulu havayollarını değil, küresel hava ulaşım ağını da doğrudan etkiliyor.
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) verileri, sektörün karşı karşıya kaldığı tablonun boyutunu ortaya koyuyor. Orta Doğu merkezli havayollarının 2025 yılında elde ettiği 7,2 milyar dolarlık net kârın, 2026 yılında 4,3 milyar dolarlık net zarara dönüşmesi bekleniyor.
Bu tahmin gerçekleşirse bölge havayollarının bilançosunda bir yıl içinde 11,5 milyar dolarlık negatif değişim yaşanmış olacak.
Yolcu talebi yüzde 13,9 geriledi
IATA’nın Haziran 2026 verilerine göre Orta Doğu havayollarında yolcu talebi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 13,9 düştü.
Havayollarının sunduğu kapasite yüzde 11,3 azalırken, yolcu doluluk oranı yüzde 76,1 seviyesine geriledi.
Orta Doğu’daki krizin küresel havacılığa etkisi ise rakamlara çarpıcı biçimde yansıdı. Haziran ayında Orta Doğu hariç tutulduğunda küresel uluslararası yolcu trafiği yüzde 1,1 büyürken, bölge dahil edildiğinde toplam trafik yüzde 0,9 geriledi.
Dubai, Doha ve Abu Dabi'nin aktarma modeli baskı altında
Krizin en önemli etkilerinden biri, Körfez havayollarının yıllardır büyük yatırımlarla oluşturduğu küresel aktarma modeli üzerinde görülüyor.
Dubai, Doha ve Abu Dabi üzerinden Avrupa, Asya, Afrika, Avustralya ve Amerika arasında gerçekleştirilen bağlantılı uçuşlar, hava sahası kısıtlamaları ve güvenlik endişelerinden doğrudan etkileniyor.
Emirates CEO’su Tim Clark da filonun kapasitesinin ancak yaklaşık dörtte üçü oranında kullanılabildiğini açıkladı.
Körfez havalimanlarında kapasite kaybı
OAG verileri, Temmuz 2026'da bölgenin önemli havalimanlarında koltuk kapasitesinin ciddi şekilde gerilediğini gösteriyor.
Dubai International Airport 4,35 milyon koltukla yıllık bazda yüzde 17,4 kapasite kaybederken, Doha Hamad International Airport 2,58 milyon koltukla yüzde 8,6 geriledi.
Abu Dhabi Zayed International Airport 1,65 milyon koltukla yüzde 0,1 düşüş kaydederken, Kuveyt International Airport 740 bin koltuk ve yüzde 27,3'lük gerilemeyle bölgenin en sert kapasite kaybını yaşayan önemli merkezlerinden biri oldu.
Muscat'ta kapasite yüzde 7,6, Bahreyn'de ise yaklaşık yüzde 8,5 azaldı.
Avrupa'dan peş peşe uçuş ertelemeleri
Bölgedeki güvenlik riskleri yabancı havayollarının uçuş programlarını da değiştirdi.
Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı'nın (EASA) Bahreyn, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman Körfezi çevresindeki hava sahalarına ilişkin uyarıları sonrasında birçok uluslararası havayolu bölgeye dönüş planlarını erteledi.
Air France’ın ağustos sonunda, Lufthansa’nın ise eylül ayında kademeli dönüş planladığı belirtilirken; British Airways, Cathay Pacific ve Singapore Airlines'ın bazı operasyonlarını ekim sonuna kadar, Air Canada'nın ise Ocak 2027 ortalarına kadar askıya aldığı ifade ediliyor.
Emirates'ten yolcu kaybına karşı sigorta hamlesi
Bölgenin en büyük havayollarından Emirates ise güvenlik endişelerinin yolcu talebine etkisini azaltabilmek amacıyla yeni önlemler almaya başladı.
Şirket, çatışmalar nedeniyle yaşanabilecek iptallerde yolculara daha geniş güvence sağlamayı ve geri dönüş süreçlerini güvence altına almayı amaçlayan özel seyahat sigortası uygulamasını devreye soktu.
Havayollarını şimdi de yakıt faturası vuruyor
Savaşın havacılık üzerindeki en ağır etkilerinden biri ise jet yakıtı fiyatlarında görülüyor.
2026 yılı ortalama jet yakıtı fiyatlarının 2025 seviyelerinin yaklaşık yüzde 70 üzerinde gerçekleşeceği öngörülüyor.
Yakıt maliyetlerindeki sert yükseliş, özellikle düşük maliyetli taşıyıcılar ve finansal yapısı daha kırılgan havayolları üzerindeki baskıyı artırıyor.
Spirit Airlines'ın operasyonlarını durdurması, airBaltic ve Wizz Air gibi taşıyıcıların yeniden yapılanma adımlarına yönelmesi de küresel havacılık sektöründe maliyet baskısının ulaştığı boyutu gösteriyor.
Kargo trafiğinde yüzde 41'lik düşüş
Kriz yalnızca yolcu taşımacılığını etkilemiyor.
Avrupa ile Orta Doğu arasındaki hava kargo trafiğinin geçen yıla kıyasla yüzde 41,1 gerilediği belirtilirken, bölgeden gerçekleştirilen özel jet operasyonlarında da krizin başlangıcından bu yana yüzde 46,5'lik düşüş kaydedildi.
Bölgedeki uluslararası rekabetin azalmasından yararlanan şirketlerden biri ise İsrail bayrak taşıyıcısı El Al oldu. Şirketin kârını iki katına çıkardığı bildirildi.
Küresel havacılık için kritik dönem
Ortaya çıkan tablo, Orta Doğu'daki savaşın havacılık açısından bölgesel bir kriz olmanın çok ötesine geçtiğini gösteriyor.
Dubai, Doha ve Abu Dabi gibi dünyanın en önemli aktarma merkezlerinin kapasite kaybetmesi; Avrupa-Asya uçuşlarının daha uzun rotalara yönelmesi, yakıt tüketiminin yükselmesi ve operasyon maliyetlerinin artması anlamına geliyor.
Güvenlik koşullarının kısa sürede normalleşmemesi halinde, 2026'nın Orta Doğu havacılığı açısından son yılların en ağır finansal dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçmesi bekleniyor.