8 Mart 2014’te Kuala Lumpur’dan Pekin’e gitmek üzere havalanan Malaysia Airlines Flight MH370, kalkıştan kısa süre sonra radar ve iletişim sistemlerinden kaybolarak havacılık tarihinin en büyük gizemlerinden birine dönüştü.

Radarlar rotadan sapmayı gösterdi

Uçağın transponder sinyalinin kesilmesinin ardından askeri radarlar, uçağın rotasından keskin şekilde saparak Malezya üzerinden geri döndüğünü ve Hint Okyanusu’na yöneldiğini ortaya koydu.

Son saatlerinde uydu üzerinden gönderilen “handshake” sinyalleri, uçağın yaklaşık konumunu belirlemeye yardımcı olsa da kesin düşüş noktası hâlâ tespit edilemedi.

Enkazdan sadece parçalar bulundu

Kayıp uçağa ait ilk somut parça, 2015 yılında Réunion Adası kıyılarına vuran kanat parçası (flaperon) oldu. Ancak bugüne kadar uçağın ana gövdesine ulaşılamadı.

Midyeler kritik veri taşıyor

Bilim insanları, enkaz parçaları üzerinde bulunan midye benzeri deniz canlılarının büyüme yapısı ve kimyasal bileşimini inceleyerek uçağın denize düştüğü bölgeyi daha hassas şekilde belirlemeyi hedefliyor.

Bu canlıların:

  • Hangi sıcaklıkta büyüdüğü
  • Ne kadar sürede geliştiği
  • Hangi akıntılarla taşındığı

gibi veriler, enkazın okyanusta izlediği rotayı ortaya çıkarabilir.

Yeni arama ihtimali güçleniyor

Uzmanlara göre bu biyolojik veriler, Hint Okyanusu’ndaki arama alanını daraltabilir ve yeni bir keşif operasyonunun önünü açabilir.