Lockheed Martin tarafından gerçekleştirilen uçuş testinde, iki F-16 savaş uçağına entegre edilen geliştirilmiş Sniper NTP kapsülleri arasında ve eş zamanlı olarak bir yer istasyonuna gerçek zamanlı, yüksek doğrulukta hedefleme verisi aktarımı başarıyla doğrulandı. Bu kabiliyet, hava ve kara unsurlarının aynı taktik resim üzerinden anlık karar almasını mümkün kılarak, öldürme zincirini dakikalardan saniyelere indiriyor.
Gerçek zamanlı ortak taktik resim
Uçuş sırasında elde edilen veriler, Sniper NTP’nin platformlar arası kesintisiz bilgi paylaşımı sağlayabildiğini ortaya koydu. Böylece pilotlar, kara ve deniz unsurları; hedef bilgileri üzerinde eş zamanlı çalışabiliyor, operasyonel koordinasyon önemli ölçüde artıyor.
Artan operasyonel karmaşıklıkta karar üstünlüğünün, bilginin ne kadar hızlı ve ne kadar doğru paylaşıldığına bağlı olduğuna dikkat çeken Lockheed Martin, Sniper NTP ile bu ihtiyaca doğrudan yanıt veriyor.
MANET ve güvenli veri linkleriyle ağ merkezli yapı
Sniper NTP’nin kalbinde, mobil ad hoc ağ (MANET) radyoları ve güvenli veri bağlantıları bulunuyor. Bu sayede:
Platformlar doğrudan sensör verisi paylaşabiliyor
Bağlantı kesildiğinde sistem otomatik olarak yeniden ağ kurabiliyor
Hava, kara ve deniz unsurları arasında sürekli veri akışı sağlanıyor
Bu mimari; gecikmeyi azaltırken, hedef takibini güçlendiriyor ve daha isabetli, bilinçli karar alma süreçlerini destekliyor.
Kanıtlanmış Sniper altyapısından ağ merkezli geleceğe
Savaşta kendini kanıtlamış Sniper Gelişmiş Hedefleme Kapsülü üzerine inşa edilen Sniper NTP, dünyanın en yaygın ve güvenilir elektro-optik/kızılötesi (EO/IR) hedefleme sensörlerinden birini ağ bağlantılı bir düğüme dönüştürüyor. Üstelik bu kabiliyet, platformlarda ek uçak modifikasyonuna ihtiyaç duymadan sağlanıyor.
Ağ tabanlı hedeflemenin geleceğine bir adım daha
Bu ilk uçuş gösterimi; doğruluk, hız ve bağlantının birleştiği yeni nesil ağ merkezli hedefleme anlayışında önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Sniper NTP’nin sunduğu bu yetenekler, çok alanlı harekât ortamında müttefik kuvvetlere ciddi bir operasyonel avantaj kazandırmayı hedefliyor.





