ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan kriz, havacılık sektöründe ciddi aksamalara neden oldu. Özellikle Körfez hava sahasında artan güvenlik riskleri, uçuş rotalarını köklü şekilde değiştirdi.
Dubai Uluslararası Havalimanı’nın İran’a ait insansız hava araçları (İHA) nedeniyle geçici olarak kapanması, krizin en dikkat çeken gelişmelerinden biri oldu. Bu durum, başta Emirates olmak üzere birçok havayolunun uçuş planlarını altüst etti.
Reuters’ın aktardığına göre Londra’dan Dubai’ye giden EK10 sefer sayılı uçak, Suudi Arabistan üzerindeyken alınan güvenlik uyarısı üzerine geri dönmek zorunda kaldı. Uçak yaklaşık 9 bin 100 kilometre uçuş yaptıktan sonra kalktığı Gatwick Havalimanı’na iniş gerçekleştirdi.
Aynı gün Dubai’ye yönelen yaklaşık 30 Emirates uçağı ya geri çağrıldı ya da alternatif havalimanlarına yönlendirildi. Sosyal medyada bu durum “hiçbir yere uçuşlar” olarak tanımlandı.
Yolcular açısından da ciddi belirsizlikler yaşanırken, Dublin’den kalkan bir uçuşun Kahire yakınlarında geri dönmesi dikkat çekti. Bir yolcu yaşadığı durumu, “Dubai’ye yaklaşırken uyanacağımı sanıyordum” sözleriyle ifade etti.
Çatışmanın ilk günlerinde Körfez hava trafiği neredeyse durma noktasına gelirken, bazı havayolları seferlerini kademeli olarak yeniden başlattı. Ancak füze ve İHA tehditleri nedeniyle uçuşların sık sık yön değiştirdiği belirtildi.
Bazı uzun menzilli uçuşlar da ciddi sapmalar yaşadı. New York, Tokyo ve Şanghay çıkışlı seferler Kahire, Karaçi ve Dakka’ya yönlendirilirken, Dallas ve Toronto çıkışlı uçuşlar İtalya’ya iniş yaptı. Şanghay’dan Dubai’ye ulaşan bir uçuşun ise 20 saat sürmesi ve 11 bin kilometreyi aşması dikkat çekti.
Kriz, iptallerle de kendini gösterdi. Emirates 28 Şubat’tan bu yana 2 binden fazla uçuşunu iptal ederken, bu oran planlanan seferlerin yaklaşık yüzde 54’üne ulaştı. Aynı dönemde Qatar Airways’te iptal oranı yüzde 93, Etihad Airways’te ise yüzde 79 olarak kaydedildi.
17 Mart itibarıyla Ortadoğu’ya yönelik yaklaşık 30 bin uçuşun iptal edildiği belirtilirken, uzmanlar hava sahası güvenliğine ilişkin belirsizlik sürdükçe rota değişiklikleri ve “hayalet uçuşların” devam edebileceği uyarısında bulunuyor.