Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, kredi kartı limitlerine yönelik düzenlemelerin iç turizm talebinde daralmaya yol açabileceğini belirterek, sektörün tahsilat ve nakit akışı açısından ciddi risklerle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
Kredi kartı limitleriyle ilgili düzenlemeleri değerlendiren Vardar, turizm sektöründe kredi kartlarının yalnızca bir ödeme aracı değil, sektörün işleyişini ayakta tutan temel unsurlardan biri olduğunu vurguladı. Enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımların önemine dikkat çeken Vardar, buna karşın söz konusu düzenlemelerin sahadaki etkilerinin çok boyutlu biçimde ele alınması gerektiğini ifade etti.
Vardar, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından atılan adımların ekonomik hayatın tamamını etkileyebilecek nitelikte olduğunu belirterek, “Bu düzenleme yalnızca finansal sistemi değil; ticaretten hizmet sektörlerine, işletmelerden hane halkı harcamalarına kadar geniş bir alanı doğrudan etkileyebilir” dedi.
“Kredi kartı turizmin omurgası”
Turizm açısından kredi kartlarının kritik rolüne işaret eden Vardar, seyahat planlamasından rezervasyon süreçlerine, konaklamadan ulaşıma kadar çok sayıda işlemin kredi kartları üzerinden gerçekleştirildiğini söyledi. Otel ve tesis konaklamaları, paket turlar, ulaşım biletleri, araç kiralama ve organizasyon harcamalarının büyük bölümünün kredi kartlarıyla yapıldığını kaydeden Vardar, bu alandaki olası bir daralmanın zincirleme etki yaratabileceğini belirtti.
İç turizm talebi risk altında
Kredi kartı limitlerinin daraltılmasının, özellikle iç turizm talebini olumsuz etkileme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çeken Vardar, “Vatandaşlarımız seyahat planlarını erteleyebilir. Bu durum, başta oteller ve seyahat acenteleri olmak üzere yeme-içme işletmeleri, rehberlik hizmetleri ve KOBİ ölçeğindeki çok sayıda turizm işletmesinin satışlarını ve nakit döngüsünü olumsuz etkiler” değerlendirmesinde bulundu.
Sezonsal gelir yapısına sahip olan turizm sektöründe nakit akışının yavaşlamasının, istihdam ve yatırım kararları açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Vardar, bu sürecin hizmet kalitesi ve uluslararası rekabet gücü üzerinde dahi risk oluşturabileceğini ifade etti.
“Turizmin dinamikleri dikkate alınmalı”
Vardar, turizm harcamalarının kredi kartı dışındaki yöntemlerle yapılmasının pratikte giderek zorlaştığını, güvenlik ve kullanım kolaylığı gibi nedenlerle kredi kartlarının sektörde vazgeçilmez hale geldiğini vurguladı. Bu nedenle kredi kartı limitlerine yönelik düzenlemelerin, turizm sektörünün kendine özgü dinamikleri gözetilerek ele alınmasının önemine işaret etti.
Finansal istikrarı hedefleyen düzenlemelerin, turizm sektörünün sürdürülebilirliğini ve ülkenin turizm gelirlerini destekleyecek şekilde yapılandırılmasının daha sağlıklı sonuçlar doğuracağını dile getiren Mete Vardar, ilgili tüm kurumlarla bu görüşleri yapıcı bir anlayışla paylaşmayı sürdüreceklerini söyledi.





