Hava Trafik Kontrolörleri ve Diğer Ulaştırma Çalışanları Sendikası HTK-SEN, Devlet Hava Meydanları İşletmesi personeline yönelik yürütülen maaş promosyonu görüşmelerine ilişkin sert bir açıklama yaptı. Sendika, ilgili bankanın son teklifini “yetersiz ve gerçeklikten uzak” olarak nitelendirerek kabul etmeyeceklerini duyurdu.
HTK-SEN tarafından yapılan açıklamada, bankanın mevcut teklifini yalnızca 20 bin TL artırarak süreci sonuçlandırmaya çalıştığı belirtilerek, bu yaklaşımın hem personelin emeğini hem de temel finansal hesaplamaları yok saydığı ifade edildi. Açıklamada, sendikanın “pazarlık payı” değil, personelin hak ettiği tutarın ödenmesini talep ettiği vurgulandı.
Sendika, teklifin neden reddedildiğini somut verilerle ortaya koyduklarını belirterek, emsal olarak gösterilen KEGM ihalesine dikkat çekti. Buna göre Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin personel sayısı açısından yaklaşık beş kat, nakit akışı bakımından ise dört kat daha büyük bir yapıya sahip olduğu ifade edildi. Ayrıca DHMİ’nin banka kasasına aktarılan maaş ödemelerinde daha uzun valör süresi sağladığına işaret edildi.
HTK-SEN açıklamasında, bu ölçek ve valör farkları dikkate alındığında, maaş promosyonu için matematiksel karşılığın en az 160 bin TL olması gerektiği savunuldu. Bankanın, tek bir sözleşme ile yaklaşık 12 bin kişilik yüksek profilli bir müşteri kitlesini portföyüne kattığına dikkat çekilerek, bunun ciddi bir “ölçek primi” yarattığı ifade edildi.
Sendika, DHMİ personelinin banka açısından yalnızca maaş müşterisi olmadığını, kredi kartı, kredili mevduat hesabı ve sigorta ürünleriyle büyük bir perakende bankacılık potansiyeli sunduğunu vurguladı. Açıklamada, “Banka büyük kazanç elde ederken personele bu kazancın çok altında bir teklif sunulması kabul edilemez” denildi.
HTK-SEN, talep edilen rakamların masaya gelmemesi halinde üyelerini ve tüm kurum personelini tüketici haklarını kullanmaya çağıracaklarını da duyurdu. Bu kapsamda maaş yattığı gün bakiyelerin başka bankalara aktarılması, kullanılmayan kredi kartı ve ek hesapların kapatılması ile otomatik ödeme talimatlarının iptal edilmesi seçeneklerinin gündeme gelebileceği belirtildi.
Açıklamanın sonunda, maaşın belirli bir bankaya yatırılmasının yasal bir zorunluluk olabileceği ancak bu paranın o bankada tutulmasının personelin kişisel tercihi olduğu vurgulandı. HTK-SEN, “Personeline hak ettiği değeri vermeyen bir bankanın, personel üzerinden kazanç sağlamasının kabul edilemeyeceğini” belirterek, mevcut tekliflerin tamamını reddettiklerini ve talepler karşılanana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ilan etti.
AÇIKLAMANIN TAMAM METNİ ŞU ŞEKİLDE:
"MAKYAJI BIRAKIN, GERÇEKLERİ GÖRÜN: BU TEKLİFİ REDDEDİYORUZ!
Promosyon görüşmeleri sürecinde ilgili banka tarafından kuruma yapılan son "güncelleme" teklifiyle, mevcut teklifinin üzerine 20.000 daha ekleyerek süreci oldubittiye getirme çabasında olduğu öğrenilmiştir. Bu teklif, DHMİ personelinin zekasıyla ve temel bankacılık matematiğiyle alay etmektir.
Bizler "pazarlık payı" değil, "hakkın teslimini" bekliyoruz. Neden kabul etmediğimizi ve etmeyeceğimizi verilerle, herkesin anlayacağı açıklıkta bir kez daha ortaya koyuyoruz:
MATEMATİK "EN AZ 160 BİN TL" DİYOR, SİZ NE TEKLİF EDİYORSUNUZ?
KEGM ihalesi, bizzat bankanın kendi oluşturduğu bir turnusol kağıdıdır. Emsal niteliğindeki bu iki ihale süreci kıyaslandığında;
•DHMİ, personel sayısı olarak 5 KAT, nakit akışı olarak 4 KAT daha büyüktür.
•KEGM parayı bankaya 1 GÜN öncesinde yatırırken, DHMİ parayı 2 GÜN öncesinde banka kasasına devretmektedir.
Yani 4 KAT daha büyük bir meblağ, 2 KAT fazla bir süre boyunca işletilmektedir.
Banka, tek bir imzayla 12.000 kişilik A segment hazır müşteri kitlesini portföyüne katmaktadır. Bu "Büyük Müşteri Avantajı" (Scale Premium) da önemli bir hesaplama kalemidir.
İşin teknik hesabı ve finansal analizi nettir. Maaş bazlı taban farklılığına karşın, valör farkı ve ölçek primi göz önünde bulundurulduğunda, matematiksel verilerin karşılığı olan minimum tutar 160.000 TL‘dir.
BANKANIN KAZANCI DEV, TEKLİFİ CÜCE!
12.000'e yakın personelimizle bankaya sadece "maaş müşterisi" değil; kredi kartı, ek hesap ve sigorta ürünleriyle devasa bir "perakende havuzu" sunuyoruz. Banka, DHMİ personeli üzerinden servet kazanırken, personele bu servetin kırıntısını reva göremez!
TİCARİ İLİŞKİ KARŞILIKLIDIR!
Buradan ilgili Banka yönetimine açıkça sesleniyoruz:
Yetkili fakat etkisiz sendikalarla danışıklı dövüş içerisinde kurum personelinin emeğinin yok sayıldığı, üç kuruş promosyona mahkum edildiği günler geride kaldı! Artık karşınızda biz varız, personelin gür sesi var!
DHMİ personeli, bankanız için sadece "maaşının yatırıldığı" pasif bir müşteri grubu değildir; 12.000 kişilik devasa bir finansal güçtür. Bir banka müşterisine HAK ETTİĞİ DEĞERİ vermiyorsa, müşteri de O BANKAYLA ÇALIŞMAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE sahiptir.
Eğer hakkımız olan gerçek rakamlar masaya gelmezse, üyelerimizi ve tüm kurum personelini en doğal TÜKETİCİ HAKLARINI kullanmaya davet edeceğiz:
1.Hızlı Transfer Hakkı: Maaş yattığı gün, bakiyelerin FAST/EFT yoluyla memnuniyet duyulan diğer bankalara aktarılması.
2.Ürün İptali Hakkı: Kullanılmayan kredi kartlarının ve ek hesap limitlerinin kapatılması.
3.Talimat İptali Hakkı: Bankaya kazanç sağlayan otomatik ödeme talimatlarının sonlandırılması ve kredi, sigorta vb. bankacılık ürünleri için başka bankaların tercih edilmesi.
İlgili banka yöneticileri şunu iyi bilmelidir: Maaşımızın size yatması yasal bir zorunluluk olabilir, ancak o parayı hesabınızda tutmak kurum personelinin şahsi tercihidir. Bu sürecin sonunda ihaleyi alabilir, personeli hak ettiğinin çok altında rakamlara mecbur bırakmaya çalışabilirsiniz. Fakat şunu net bir şekilde bilin ki BİZE KAZANDIRMAYAN, BİZİM ÜZERİMİZDEN KAZANAMAZ!
SON SÖZ: Biz "sus payı" değil, bizlerin alın teri üzerinden edindiğiniz kârın finansal karşılığını istiyoruz. Bu sebeple "makyajlanmış" her türlü yetersiz teklifi REDDEDİYORUZ. Ölümü gösterip sıtmaya razı etme politikasını kabul etmiyoruz.
Masadaki rakam, DHMİ’nin marka değerine ve personelimizin alın terine yakışır matematiksel gerçekliğe ulaşıncaya dek mücadelemize devam edeceğimizi, ETKİLİ SENDİKA anlayışımızla bu işin peşini bırakmayacağımızı bir kez daha ilan ve ikaz ediyoruz!"





