ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), 5G teknolojisinin havacılık emniyeti üzerindeki olası etkilerine karşı önemli bir düzenlemeye hazırlanıyor. Kurum, ABD hava sahasında operasyon gerçekleştiren uçaklarda kullanılan radyo altimetrelerin, 5G C-Band sinyallerinden kaynaklanabilecek elektromanyetik parazitlere karşı belirlenen minimum dayanıklılık seviyelerini karşılamasını zorunlu hale getirecek.
Yeni düzenleme kapsamında, ABD’de uçuş yapan uçaklarda kullanılan radyo altimetrelerin belirlenen teknik parazit toleransı standartlarına uygun olması gerekecek. Şartları karşılamayan sistemlerin ise değiştirilmesi veya gerekli teknik modifikasyonlardan geçirilmesi istenecek.
Radyo altimetreler uçuş emniyetinin kritik unsurlarından biri
Radyo altimetreler, uçağın yerden yüksekliğini son derece hassas şekilde ölçerek özellikle yaklaşma, alçalma ve iniş safhalarında pilotlara hayati bilgiler sağlıyor. Bunun yanında birçok modern yolcu uçağında bulunan otomatik iniş sistemleri ve çeşitli emniyet fonksiyonları da radyo altimetrelerden gelen verileri kullanıyor.
Bu nedenle sistemde meydana gelebilecek herhangi bir sinyal paraziti, özellikle düşük görüş şartlarında gerçekleştirilen operasyonlar açısından kritik risk oluşturabiliyor.
5G ile havacılık arasındaki tartışma sürüyor
5G C-Band frekanslarının, radyo altimetrelerin kullandığı frekans bandına yakın olması nedeniyle FAA, havayolları, uçak üreticileri ve telekomünikasyon şirketleri 2022 yılından bu yana olası elektromanyetik parazit riskleri üzerinde çalışmalar yürütüyor.
Şimdiye kadar uygulanan geçici operasyonel tedbirlerin yerine, FAA’nın hazırladığı yeni düzenleme ile daha kalıcı ve teknik temelli bir çözüm hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Yabancı havayolları da etkilenecek
Yeni kurallar yalnızca ABD merkezli taşıyıcıları değil, ABD’ye sefer düzenleyen yabancı havayollarını da kapsayacak. Havayollarının kullandıkları uçakların radyo altimetre sistemlerinin FAA’nın belirlediği teknik kriterlere uygun olması gerekecek.
FAA’nın bu adımı, ABD’de yeni 5G C-Band spektrumunun kullanım alanının genişletilmeye devam edildiği bir dönemde atılırken, düzenlemenin hem telekomünikasyon altyapısının gelişimini desteklemesi hem de uçuş emniyetini en üst seviyede koruması amaçlanıyor.