Endonezya, devasa coğrafyası ve binlerce adadan oluşan yapısı nedeniyle savunma stratejisinde dikkat çekici bir adım attı. Ülke genelindeki paralı otoyolların belirli bölümleri, savaş uçakları için acil iniş ve kalkış pisti olarak kullanılacak şekilde planlanıyor.

Endonezya Hava Kuvvetleri Komutanı Mareşal Tonny Harjono, 39 eyaletin her birinde en az bir otoyol kesiminin askeri uçakların kullanımına uygun hale getirilmesini hedeflediklerini açıkladı. Bu kapsamda Lampung eyaletinde gerçekleştirilen tatbikatta bir F-16 savaş uçağı ve bir Super Tucano saldırı uçağı otoyola başarıyla iniş ve kalkış yaptı.

Savunma Bakan Yardımcısı Donny Ermawan Taufanto, tatbikatın ülkenin savunma sistemini güçlendirme yolunda önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, bu kapasitenin kriz anlarında operasyonel esneklik sağlayacağını vurguladı.

Otoyollar “uçak gemisi” gibi kullanılacak

Uzmanlara göre, otoyolların askeri amaçla kullanılması yeni bir konsept olmasa da, 6 binden fazla yerleşim alanına sahip bir takımada ülkesi olan Endonezya için bu adım stratejik bir anlam taşıyor.

Milyarlarca dolarlık uçak gemileri yerine mevcut kara altyapısının değerlendirilmesi hem maliyet avantajı hem de operasyonel güvenlik sağlıyor. Tek bir uçak gemisinin devre dışı kalması tüm kapasiteyi etkileyebilirken, çok sayıda kara pistinden birinin kullanılamaz hale gelmesi genel operasyon kabiliyetini ortadan kaldırmıyor.

Bu yaklaşım, savunma literatüründe “dağıtık hava gücü” konsepti olarak değerlendiriliyor.

3 bin metrelik özel bölümler

Plan kapsamında otoyolların yaklaşık 3 bin metre uzunluğundaki kesimleri askeri kullanım için ayrılacak. Ancak pilotlar için en büyük zorluk genişlik.

Standart bir havalimanı pistinin genişliği 45 ila 60 metre arasında değişirken, otoyollar yaklaşık 24 metre genişliğe sahip. Yetkililer, riskli olsa da hava kuvvetleri pilotlarının bu dar alanlara iniş yapabilecek şekilde eğitildiğini belirtiyor.

Endonezya’nın bu hamlesi, Asya-Pasifik bölgesinde artan güvenlik dinamikleri ve jeopolitik gerilimler çerçevesinde savunma altyapısını esnek ve dayanıklı hale getirme çabasının bir parçası olarak görülüyor.