Özbekistan'ın yeni havayolu şirketi olan Air Samarkand, İstanbul Uluslararası Havalimanı uçuşlarını iddialı başladı. Air Samarkand Genel Koordinatörü Cemal Topuzlu, şirketin kısa süre içerisinde önemli noktalara geleceğini ifade etti.

Havayolunun ilk uçuşunda 221 yolcu taşındı ve dönüşte ise 188 yolcu İstanbul'dan Özbekistan'a döndü. Şirketin İcra Kurulu Başkanı Zafar Butayev, bu önemli gelişmeyle ilgili olarak, "Havayolumuz için büyük bir gün, aylar süren hazırlıkların ardından ilk tarifeli seferimizi gerçekleştiriyoruz. Türkiye ile Özbekistan arasındaki ticari ve kültürel bağları pekiştirmekten mutluluk duyuyoruz. Bu ilk seferlerde talep oldukça yüksek, yakın gelecekte Air Samarkand için yeni rotaları duyurmayı ve İstanbul'a olan uçuş frekansını artırmayı planlıyoruz" dedi.

Air Samarkand, haftada Pazartesi ve Perşembe günleri olmak üzere İstanbul'a iki kez uçuş gerçekleştirecek. Ayrıca, rota ağına Tiflis, Dubai, Cidde gibi destinasyonların eklenmesi de planlanıyor.

Geçen yıl Kasım ayında hizmete giren Air Samarkand, Özbekistan'ın en büyük ikinci şehri olan Semerkant'ta merkezleniyor. Havayolu, son teknoloji ürünü Airbus uçaklarından oluşan bir filoya sahip. Air Samarkand'ın kurucusu Bakhtiyor Fazylov, havayolu şirketinin faaliyete geçmesinin, Özbekistan'ın turizm, kültür ve iş merkezi olarak gelecekteki gelişimi için önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Air Samarkand Genel Direktörü Cemal Topuzlu, İstanbul uçuşlarıyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

"Air Samarkand, Semerkant’ın hem ilk hem de il özel havayolu. 2022 yılınında, ticari uçuş yapmasına olanak sağlayan, Hava Yolu İşletme Sertifikası’nı (AOC) aldı. Ogünden bugüne yapılanması devam ediyor. Envanterinde bir tanesi, 36’sı business olmak üzere, 313 koltuklu A330-300, bir tanesi 221 koltuklu A321 Neo ve bir tanesi de 12’si business olmak üzere, 194 koltuklu A321 Ceo. Yani toplamda 482i business olmak üzere 728 koltuğumuz var. İlk tarifeli uçuşumuzu Semerkand Havalimanı-İstanbul Havalimanı arasında başlattık.

Bilindiği üzere yeni kurulan hava yollarında tarifeli uçuşlara başlamak her zaman bir risktir. En az bir yıl geçmesi gerekir ki, şirket otursun ve tarifeli uçuşlar kendi riski ile yapılabilsin. Yeni kurulan hava yolları uçuşlara genelde charter başlar ve ortalama bir yıl sonra tarifeli uçuşlara başlar. Bu hem karlılık hem de operasyona kuvvet kazandırmak açısından iyidiri. Biz kendimize güvendiğimiz için biraz risk alarak direkt tarifeli uçuşlara başladık. Çünkü pilotlarımız, hosteslerimiz ve alt yapımız iyi. İyi yetişmiş personelle çalışıyoruz. O nedenle kendi riskimizle uçalım dedik. Çünkü havacılıkta charter uçuşlarla değil, ancak tarifeli uçuşlarla marka olabilirsiniz.  Biz bu markayı dünyaya duyurmak ve Semerkant’ı tanıtmak adına tarifeli uçma şeklinde bir projeksiyon yaptık.  

Şu anda İstanbul Havalimanı’na  haftada iki uçuş iznimiz var. Bu izinlerin ikisini de kullanarak pazartesi ve perşembe günleri lokal saat ile sabah 08:00’de Semerkant’tan, 12:30’d da Türkiye saati ile İstanbul’dan geri dönüş yapıyoruz. 

Bilindiği üzere biz pazara girmeden evvel fahiş fiyatlar vardı. Net söylüyorum, biz bunu yarı yarıya, hatta yarıdan da fazla düşürdük. Çünkü Semerkant’ı tanıtma, buraya insanları getirme misyonumuz var. Elbette zarar edelim istemiyoruz ama birkaç birbiri ile paralel gidiyor; bunlardan biri Semerkant’a insanları getirmek. İkincisi İpekyolu dediğimiz bölgede 8 tane otelimiz var. Artı havalimanı ve hava yolu bizim. Dolayısıyla birtakım indirimleri kullanabiliyoruz. Bunu da yolcularımız buraya rahatlıkla gelebilsin diye yapıyoruz.  

Yolcularımıza 46 kilogramı bagaj ve 8 kilogramı kabin bagajı olmak üzere toplam 54 kilogram bagaj hakkı veriyoruz. Çünkü buranın birtakım ihtiyaçları Türkiye’den sağlanıyor. Bagaj fiyatı çeşitli hava yolu firmalarında kilo başında 5-15 dolar arasında değişiyor. Biz bu riski de aldık. Ayrıca yolcularımızı iyi ağırlıyor iyi ikram veriyoruz. Semerkant’ı da tanıtmak istiyoruz ve bu noktadan hareket ettik.

İzin alırsak, İstanbul Havalimanı’na haftanın 7 günü uçmak istiyoruz. Bunun yanında Sabiha Gökçen, Antalya, Bodrum, Gazipaşa gibi yerlere uçmak istiyoruz ve bunların çalılmalarını şu anda yapıyoruz.

Filo ve tarife planımızı yaptık. Şu anda üç uçağımız var ve dördüncü 321 Neo uçağımız da hazır. Görüşmelerimiz bitti, ticaretimize bağlı olarak filoya katılacak. Sadece termin olarak önümüzde duruyor. O yüzden de uçak konusunda bir sıkıntımız yok. Biz Rusya’ya, İran’a, Dubai’ye, Cidde’ye de uçmak istiyoruz ve uçacağız. Ama bunları çok temkinli, sabırlı ve ciddi anlamda planlıyoruz. 21 Nisan’da İran-Chamran, Tayland-Phuket ve Endonezya/Bali-Dempasar’a uçuş başlatacağız. Bu uçuşlarımızı charter olarak planladık çünkü buralara tarifeli uçuşumuz yok. Bir-iki yıl içinde filomuzdaki uçak sayısını 10’un üzerine çıkarmayı planlıyoruz. 

Bugün havacılıktaki en önemli konulardan biri filolarda ayrı tiplerde uçak bulunması. Bu şu anlama geliyor: Eğer Airbus’ın yanına Boeing de alıyorsanız ikinci bir hava yolu kuruyorsunuz. Teknisyeninden, pilotuna, dokümantasyonuna kadar tüm maliyetleriniz ikiye katlanıyor. Ama diğer taraftan baktığınız zaman iki temel nokta var: Bir, uçağın her menzile uçabilmesi, iki uçağın yolcu kapasitesi. Mesela bizim Rusya’ya sadece bir uçuş hakkımız ve yolcumuz varsa, 550 koltuklu Boeing 777 ile uçmak varken 190 koltuklu A321 ile uçmanın bir manası yok. A330 serisine bakıyorsunuz 313 koltuk ve businessdan vazgeçseniz bile maksimum 350 koltuk. Yani bunların hepsi bir ekonomiye dayanıyor. Uçağı elde tutmanın maliyetinden tutun da yakacağı yakıta ve enroute ücretlerinin tamamının hesaplanıp bunların ekonomisinin yapılması gerekiyor. O yüzden de biz aynı tipte kalmayı yeğleriz ama ihtiyaç olursa da yeniden değerlendiririz. 

Semerkand’a uçan her hava yolu şu anda bizim hem rakibimiz hem de paydaşımız. Çünkü bir yerde interline ne kadar gelişirse paydaşların gücü o kadar artar. Ancak rekabeti sırf business üzerinden üzerinden yaparsak pek çok değeri kaybedebiliriz. Bilindiği üzere, uçuş emniyeti açısından olmasa da, hava yolu şirketleri konfor, hizmet ve zamanda uçuş gibi bazı tavizlerde bulunuyorlar. Çünkü bunların her biri bir maliyet oluşturuyor. Biz ise tersini düşünüyoruz. Türk Hava Yolları buraya uçsun, biz de oraya uçalım. Herkes işini yapsın. Hiçbir zaman çok sert rekabet yapmayacak, bölünerek değil birleşerek çoğalacağız. Hepsi olmasa da, birçok havayolunun Semerkant’a uçması bizim işimizi kolaylaştırıyor diye düşünüyorum. Tabi eğer sizin iyi bir iş planınız ve projeniz varsa. Biz yolcuya hizmet ediyoruz. Dolayısıyla onlara her türlü konforu ve zamanında uçuş yapma kalitesini sunduğumuz sürece bu fiyatlarla uçma konusunda çok iddialıyız. Semerkant için bizim avantajlarımız var; havalimanı, akaryakıt şirketi, yer ve ikram hizmetleri hepsi kendi bünyemizde ve biraz daha kolaya mal ediyoruz. Biz bu olanakları rekabet için değil yolcuya hizmet için kullanıyoruz. Belli bir ücretle üçüncü sınıf uçmak zorunda kalan insanlara aynı parayla birinci sınıf uçmanın keyfini yaşatıyoruz. Çünkü bize mal oluş fiyatı aynı. Uçağın ha önünde gitmişsin ha arkasında... Tabi ki pek çok ticari politikalar var. Bir koltuk 99 dolardan başlayıp 1000 dolardan da bitebiliyor. Önemli olan bu ikisi arasındaki averaj. O averajı yakaladığımız sürece biz politikadan vazegeçmeyeceğiz. 

Şu anda bizim satış sistemimiz henüz açılmadı. İki tane OTA ile bilet bankası, Biletbank ve Easybooking, üzerinden bir hafta önce satmaya başladık ve hiçbir tanıtım yapmadan uçağımız neredeyse tam doluydu. Ben hem giden hem gelen yolcuyu karşılayıp onlarla konuştum. Aldığım tüm mesajlar olumlu yöndeydi. Bir iddia varsa hedefi yukarı taşımak lazım, düşürmeyeceğiz. 

Şu anda satışlarımız 11 Nisan’a kadar açık ve 220 koltuklu uçağımızın yüzde 80’in üzerinde bir doluluğu var. Ayrıca çok fazla talep alıyoruz. Bizim ilk reklamımız medya aracılığıyla değil yolcular aracılığıyla oldu. Şu anda 99 dolardan başlayan fiyatlarla satıyoruz. Tabi diğer firmaların satış fiyatlarına da bakarak konsolide ediyoruz. Yolcu başına 160 dolar civarında bir maliyeti öngördük. Normalde bu kar ettiren bir rakam değildir. Çünkü gidiş-dönüş toplam yaklaşık 10 saatlik bir blok uçuşunuz var. Gidiş dönüş uçuşlarında bu fiyat maliyetin bir tık altında kalıyor ama uçuşlarımızı artırarak maliyetlerimizi azaltacağız. Yani biz maliyetleri yolcunun sırtına ek yük bindirerek değil, uçuşları artırarak düşüreceğiz.     

Havacılık alanında uzman yazılım şirketi Hitit ile tüm sisemlerimizin yeniden entegrasyonu için anlaşma imzaladık. Kurulum, personel eğitimi, satış sistemlerinin açılması 2-3 ay içinde tamamlanacak. O tarihten sonra sadece kendi bilet satışımızı değil, havacılıkla ilgili tüm planlamaları o sistem üzerinden yapmaya başlayacağız. 

Biz daha çok yeniyiz. Yeni yürüyen bir çocuk gibi daha yeni ayağa kalktık ve ilk adımımızı attık. Koştuğumuz zaman düşeriz. Bu nedenle çok temkinli gitmek, bu süreci çok iyi planlarla yönetmek istiyoruz. Satış sistemlerimizi oluşturduktan sonra, her bir şirket, her bir turizmci, kim olursa olsun iş birliğine hazırız. Bu iş birliklerini karşı tarafın da haklarını koruyarak yapacağız. Ticareti doğru ve basiretli yapacağız. Öbür türlü bir saman alevi gibi büyür sonra yok olur gidersiniz. 

Mevcut uçaklarımızla bu yıl 500 binin üzerinde yolcu uçurmayı planlıyoruz. Bunun 200 binini ise Semerkant’ta en az bir gece konaklatmayı hedefliyoruz. 

Özbekistan’ın havacılık alanında insan kaynağı çok az. Yurt dışından getiriliyor ve her gelen kendi kurumuyla geliyor ve dolayısıyla bir karmaşa oluşuyor. Biz Özbekistan’da havacılık personeli yetiştirmek için çalışmalara başladık. Konuyla ilgili iki üniversiteyle görüşüyoruz. Kabin memuru dahil, personeli Özbekistan’da yetiştirmek istiyoruz. Bunları yaparken belki yurt dışından eğitim desteği alacağız ama sonunda havacılığın her alanına personel yetiştirmek için bir altyapı oluşturuyoruz şu anda. Yurt dışından personel getirip çalıştırmak çok daha maliyetli bir iş çünkü buraya expat oluyorlar. Önümüzdeki yıla kadar tüm eğitim altyapısını kuracağız. 

SAS İLE APOLLO ARASINDA YENİ ANLAŞMA SAS İLE APOLLO ARASINDA YENİ ANLAŞMA

Temkinli ve naifimdir ama bazı çalışma konularında iddialı bir endüstri mühendisiyim. Her çalışmamı bir iş planı çerçevesinde fizibilite ile yaparım. O nedenle şunu çok iddialı söylüyorum; 3-5 sene içinde Air Samarkand havacılıkta çok iddialı olmasa da, kendine yeten, personelini yetiştiren bir yapıya kavuştuğunu göreceksiniz."