Türkiye sivil havacılık tarihinin en karanlık kazalarından biri olarak kayıtlara geçen THY’nin TK345 sefer sayılı “Bursa” adlı Fokker F-28 tipi yolcu uçağının enkazına ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. Marmara Denizi’ne düşen ve 51 yıldır enkazına ulaşılamayan uçak için yürütülen arama çalışmalarında, YouTuber Nedim Kuru ve ekibi tarafından deniz altında dikkat çekici bir sonar görüntüsü tespit edildi.
Gazete Oksijen'den Baran Can Sayın'ın haberine göre; Su altı dronu ve sonar cihazlarıyla yapılan çalışmalarda, Marmara’nın derinliklerinde uçağa ait olduğu değerlendirilen bir yapının radarda belirdiği bildirildi. Görüntülerin doğrulanması halinde, bu gelişme Türkiye’nin ilk ve tek denize düşen yolcu uçağı kazasının aydınlatılmasında önemli bir eşik olacak.
Elektrik kesintisiyle başlayan facia
Kaza, 30 Ocak 1975 tarihinde meydana geldi. İzmir Cumaovası Havalimanı’ndan havalanan Türk Hava Yolları’na ait TK345 sefer sayılı Fokker F-28 tipi yolcu uçağı, yoğun fırtına altında İstanbul Yeşilköy Havalimanı’na inişe geçtiği sırada pist ışıklarının elektrik kesintisi nedeniyle sönmesi üzerine pas geçmek zorunda kaldı.
Kaptan pilot Mehmet Topçuoğlu’nun kontrolündeki uçak, kuleyle irtibatın kesilmesinin ardından Marmara Denizi üzerinde kayboldu. Saatler süren arama çalışmalarına rağmen ana enkaz bölgesine hiçbir zaman ulaşılamadı.
42 kişi hayatını kaybetti
Uçakta 37 yolcu ve 4 mürettebatın yanı sıra kayıtsız olarak taşınan bir çocuk yolcu bulunduğu daha sonra ortaya çıktı. Böylece kazada toplam 42 kişi yaşamını yitirdi. Arama çalışmaları sonucunda yalnızca iki kişinin naaşına ulaşılabildi. Diğer yolcuların bedenleri ile uçağın kara kutusu bugüne kadar bulunamadı.
Hayatını kaybedenler arasında, hostes Serap Özşahin de yer alıyordu. Özşahin’in kardeşi olan sanatçı Seyyal Taner, yıllar sonra yaptığı açıklamalarda, kazanın aile üzerindeki yıkıcı etkisini dile getirmişti. Kazada ayrıca teknik direktör Fatih Terim’in kayınpederi Kamuran Aksu da hayatını kaybeden isimler arasındaydı.
“Bursa uçağı” ve cevaplanamayan sorular
Havacılık araştırmacılarına göre kazaya ilişkin en tartışmalı başlıklardan biri, Yeşilköy Havalimanı’ndaki jeneratör sisteminin devreye girme süresi oldu. Elektrik kesintisi önceden biliniyor olmasına rağmen jeneratörün 22 saniyede devreye girmesi, facianın tetikleyici unsurlarından biri olarak değerlendirildi.
THY kayıtlarında kazaya ilişkin sonuç bölümünde, “Ana enkaz yeri bulunamamıştır, kazanın kesin nedeni tespit edilememiştir” ifadesi yer aldı. Aradan geçen 51 yıla rağmen resmi bir nihai kaza raporu açıklanmadı.
Beş uçaktan beşi de kaza yaptı
“Bursa” uçağı, THY’nin 1970’li yıllarda envanterine kattığı beş Fokker F-28 uçağından biriydi. İlginç şekilde, aynı serideki “Van”, “Trabzon”, “Sivas” ve “Samsun” isimli uçakların tamamı da ilerleyen yıllarda farklı ülkelerde kazaya karıştı. Bu durum, Türk havacılık tarihindeki en talihsiz filolardan biri olarak kayıtlara geçti.
Enkaz hâlâ bulunamadı, anıt hâlâ yok
Kazanın üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçmesine rağmen Marmara Denizi’nde uçağın ana gövdesine, kara kutusuna ve kayıp yolcuların naaşlarına ulaşılamadı. Hayatını kaybedenlerin yakınları ise yıllardır en azından bir anıt mezar yapılmasını talep ediyor.
Fransa’da düşen bir başka THY uçağı için Ermenonville Ormanı’nda anıt bulunurken, Türkiye sınırları içinde meydana gelen bu facia için bugüne kadar resmi bir anma alanı oluşturulmadı.
Son ortaya çıkan sonar görüntülerinin doğrulanması durumunda, Türkiye’nin en büyük sivil havacılık trajedilerinden birine ilişkin karanlıkta kalan birçok sorunun yeniden gündeme gelmesi bekleniyor.