Sivil Havacılık

Kış şartları havacılığı sınasa da güvenlikten taviz yok: Pas geçme ve divert kararları neden hayati önemde?

Kış aylarında artan sis, rüzgâr ve buzlanma nedeniyle havayollarının aldığı pas geçme ve divert kararları tartışma konusu olurken, uzmanlar bu uygulamaların havacılık emniyetinin vazgeçilmez bir parçası olduğuna dikkat çekiyor.

Abone Ol

Kış mevsimiyle birlikte Türkiye ve Avrupa genelinde etkisini artıran olumsuz meteorolojik koşullar, sivil havacılık operasyonlarını doğrudan etkiliyor. Sis, kuvvetli rüzgâr, düşük görüş, pist buzlanması ve ani hava değişimleri; özellikle iniş safhasında pilotların kritik kararlar almasını zorunlu kılıyor. Bu kararların başında ise kamuoyunda sıkça yanlış anlaşılan pas geçme (go-around) ve divert (alternatif meydan) uygulamaları geliyor.

Havacılık otoriteleri ve deneyimli pilotlar, pas geçmenin bir “başarısızlık” değil, aksine doğru ve profesyonel bir emniyet refleksi olduğunun altını çiziyor. Uluslararası sivil havacılık kurallarına göre, iniş için gerekli kriterler sağlanmadığında pilotun pas geçmesi bir zorunluluk. Görüş limitlerinin altına düşülmesi, rüzgârın limitleri aşması, pistte buzlanma veya uçak konfigürasyonundaki en küçük bir şüphe bile bu kararı tetikleyebiliyor.

Benzer şekilde divert kararı, yolcu güvenliğini merkeze alan operasyonel bir tercihi ifade ediyor. Uçağın planlanan meydan yerine yakıt durumu, hava koşulları ve operasyonel uygunluk açısından en güvenli havalimanına yönlendirilmesi, havacılıkta “önce emniyet” ilkesinin sahadaki karşılığı olarak kabul ediliyor.

Uzmanlar, özellikle sosyal medyada ve bazı haberlerde bu kararların yanlış bir dille eleştirildiğine dikkat çekiyor. Havacılık sektöründe görev yapmamış kişilerin, teknik arka planı göz ardı ederek yaptığı yorumların kamuoyunda algı kirliliğine yol açtığı belirtiliyor. Oysa modern havacılıkta her uçuş, binlerce parametreye dayanan risk analizleriyle yönetiliyor ve pilotlar bu analizler doğrultusunda tam yetkiyle karar alıyor.

Öte yandan havayolları, kış operasyonlarına yönelik yatırımlarını da artırıyor. Gelişmiş meteoroloji takip sistemleri, simülatörlerde yapılan yoğun kış senaryolu eğitimler, buzlanma ile mücadele ekipmanları ve alternatif meydan planlamaları, uçuş emniyetinin arkasındaki görünmeyen ama hayati unsurlar arasında yer alıyor.

Sonuç olarak; gecikmeler, pas geçmeler veya divertler yolcular için rahatsız edici olsa da, bu kararların tamamı can güvenliğini korumaya yönelik alınıyor. Havacılık uzmanları, yolcuların bu tür durumlarda operasyonel gerçekleri göz önünde bulundurmasının ve resmi kaynaklardan yapılan bilgilendirmeleri takip etmesinin önemini vurguluyor.

Gökyüzünde güvenliğin tesadüf değil, bilgi, disiplin ve doğru kararların sonucu olduğu gerçeği, kış şartlarında bir kez daha kendini gösteriyor.

{ "vars": { "account": "G-99PM35PW5R" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }