Sivil Havacılık

Havada Tehlikeli Yakınlaşma Türbülansa Neden Oldu!

Kanada merkezli tatil havayolu Air Transat’a ait bir Airbus A321LR uçağı, Atlantik üzerinde seyir halindeyken şiddetli türbülansa yakalandı.

Abone Ol

Kanada merkezli tatil havayolu Air Transat’a ait bir Airbus A321LR uçağı, Atlantik üzerinde seyir halindeyken şiddetli türbülansa yakalandı. Olayda iki kabin görevlisi yaralanırken, bunlardan biri uçuşun geri kalanında görev yapamayacak durumda ağır yaralandı.

TS207 sefer sayılı uçak, 27 Temmuz'da İngiltere’nin Manchester kentinden Kanada’nın Toronto şehrine doğru ilerliyordu. C-GOIR tescilli Airbus A321LR tipi uçak, yaklaşık 10.400 metre (FL340) irtifada uçarken, yaklaşık 300 metre üzerinde seyreden Ethiopian Airlines’a ait Airbus A350-1000 (ET-BAX) tipi uzun menzilli yolcu uçağının oluşturduğu yoğun kuyruk türbülansı (wake turbulence) nedeniyle sarsıldı.

Ethiopian uçağı, ET501 seferiyle Washington Dulles Havalimanı’ndan Addis Ababa’ya uçuyordu. Kanada Ulaşım Güvenliği Kurumu (TSB), türbülansın kaynağının A350-1000 tipi uçağın arkasında bıraktığı hava akımı olduğunu doğruladı.

Yaşanan türbülans sonrası Air Transat kabin ekibi yaralanan personele uçuş sırasında ilk yardım müdahalesinde bulundu. Yolcu uçağı, planlandığı şekilde Toronto’ya güvenli bir iniş gerçekleştirdi.

Uzmanlardan Uyarı

Havacılık uzmanları, özellikle büyük gövdeli uçakların ardından gelen küçük veya orta boy uçakların türbülans riski açısından dikkatli şekilde rotalanması gerektiğine dikkat çekiyor. Söz konusu olay, uçuş güvenliği açısından “wake turbulence” etkisinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

Wake Turbulence Nedir?

Wake turbulence (kuyruk türbülansı), büyük gövdeli uçakların uçuş sırasında oluşturduğu hava girdaplarıdır. Bu türbülanslar özellikle uçakların kanat uçlarından çıkar ve arka tarafında spiral şeklinde dönen, güçlü hava akımları meydana getirir.

Wake turbulence özellikle:

  • Ağır, yavaş ve yüksek irtifalı uçakların arkasında daha yoğundur.
  • Bu tür hava akımları, arkadan gelen veya aynı hava sahasını paylaşan daha küçük uçaklar için ciddi risk oluşturabilir.
  • Ani irtifa kaybı, kontrol zorluğu ve kabin içi yaralanmalara yol açabilir.

Bu nedenle hava trafik kontrol birimleri, büyük gövdeli uçaklar ile onları takip eden uçaklar arasında güvenli mesafeler bırakılmasını zorunlu kılar.

Emniyet Açısından Ne Anlama Geliyor?

Son yaşanan olay, büyük gövdeli uçakların oluşturduğu türbülansların ciddiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle uzun menzilli geniş gövdeli uçaklar ile dar gövdeli kısa menzilli uçaklar arasında yeterli irtifa ve zaman farkının bırakılmaması, havada istenmeyen sonuçlara yol açabiliyor.

Wake turbulence, hava sahasında herhangi bir çarpışma olmadan da riskli durumlar yaratabilir. Kabin ekiplerinin yaralanması gibi olaylar, yolcu konforu ve uçuş güvenliği açısından da kritik önem taşır.

Uluslararası sivil havacılık otoriteleri, benzer olayların tekrarlanmaması için hava trafik kontrol sistemlerinde wake kategorilerine göre ayrılmış minimum takip mesafelerinin titizlikle uygulanmasını zorunlu kılıyor.

{ "vars": { "account": "G-99PM35PW5R" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }