ASELSAN, sermaye piyasaları açısından tarihi bir başarıya imza attı. 13 Ocak günü borsanın kapanışıyla birlikte piyasa değeri 30 milyar dolar sınırını aşan şirket, bu eşiği geçen ilk Türk şirketi olarak BIST 100 tarihine geçti. Geçtiğimiz yıl Borsa İstanbul’un en değerli şirketi konumuna yükselerek 1 trilyon TL piyasa değerine ulaşan ASELSAN, bu yeni rekorla küresel ölçekteki gücünü bir kez daha ortaya koydu.
Geldiği noktada Avrupa’nın en değerli ilk 10 savunma sanayii şirketi arasında yer alan ASELSAN’ın bu başarısında, uluslararası pazarlarda artan etkinliği ve oyun değiştirici nitelikteki yüksek teknolojili ürünlere yaptığı yatırımlar belirleyici rol oynuyor. İhracat odaklı büyümeyi gelecek vizyonunun temel taşı haline getiren şirket, küresel rekabetteki ağırlığını her geçen gün artırıyor.
Bu stratejinin somut göstergelerinden biri olarak ASELSAN, son dönemde NATO üyesi bir ülke ile 410 milyon dolar tutarında önemli bir ihracat sözleşmesine imza attı. Söz konusu anlaşma, şirketin uluslararası savunma pazarındaki konumunu daha da sağlamlaştırdı.
Avrupa ve ABD merkezli teknoloji devlerinin öncülük ettiği küresel yükseliş trendine paralel bir performans sergileyen ASELSAN, ileri teknoloji çözümleriyle yatırımcıların odağı haline gelirken, Türkiye’deki teknoloji dönüşümünün de en güçlü temsilcilerinden biri olarak öne çıktı.
Güçlü finansal yapısını sürdürülebilir yönetim anlayışıyla destekleyen ASELSAN, büyüyen bilançosu ve artan hasılatıyla operasyonel başarısını pekiştiriyor. AR-GE’ye ayırdığı kaynağı her yıl artıran şirket, bu yatırımların karşılığını yurt içi ve yurt dışında imzaladığı yeni sözleşmelerle almaya devam ediyor.
2023 yılı başından itibaren bakiye siparişlerini yüzde 120 artırarak 17,9 milyar dolar seviyesine taşıyan ASELSAN, yüzde 42 seviyesindeki küresel artış ortalamasını yaklaşık üçe katlayarak dünya devlerinden pozitif yönde ayrıştı. İhracat tarafında da güçlü bir ivme yakalayan şirket, 2025 yılının ilk dokuz ayında 1,45 milyar dolar tutarında yeni ihracat sözleşmesi imzaladı. Bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 171’lik artış anlamına geliyor.
Bu göstergeler, ASELSAN’ın yalnızca Türkiye için değil, küresel savunma ve teknoloji ekosistemi açısından da stratejik bir oyuncu haline geldiğini net biçimde ortaya koyuyor.