ABD ile Avrupa arasındaki güven krizinin derinleşmesi, savunma alanında dengeleri değiştirebilecek yeni bir süreci tetikledi. NATO’nun geleceğine ilişkin kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmelerde, “B planı” olarak adlandırılan alternatif bir senaryo şekilleniyor.
Bu plan, NATO’nun tamamen yerine geçecek yeni bir yapı kurmaktan ziyade, ABD’nin olası çekilmesi durumunda Avrupa’nın kendi savunma kapasitesini bağımsız şekilde sürdürebilmesini hedefliyor. Kulislerde bu yaklaşım “Avrupa NATO’su” olarak tanımlanıyor.
Trump etkisi belirleyici oldu
Sürecin hızlanmasında en önemli faktörlerden biri, Donald Trump’ın NATO müttefiklerine yönelik sert söylemleri ve ABD’nin ittifaktan çekilebileceğine dair mesajları oldu. Trump’ın açıklamaları, Avrupa başkentlerinde ciddi bir alarm etkisi yarattı.
Almanya yön değiştiriyor
Planın seyrini değiştiren en kritik gelişme ise Almanya’nın tutum değişikliği oldu. Uzun yıllar ABD liderliğini destekleyen Berlin, artık Avrupa’nın savunmada daha bağımsız hareket etmesi gerektiğini savunuyor.
Friedrich Merz’e yakın kaynaklar, ABD’nin güvenilirliğine dair artan şüphelerin bu değişimde etkili olduğunu belirtirken, Savunma Bakanı Boris Pistorius da Avrupa’nın daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
“Gönüllüler koalisyonu” gündemde
İngiltere, Fransa, Polonya ve İskandinav ülkelerinin de dahil olduğu bir “gönüllüler koalisyonu” modeli üzerinde çalışılıyor. Bu yapı, NATO içinde oluşabilecek boşlukları hızlı şekilde doldurmayı amaçlıyor.
Görüşmelerde özellikle hava ve füze savunma sistemleri, doğu kanadındaki askeri hareketlilik ve lojistik ağların yönetimi gibi kritik başlıklar öne çıkıyor.
Uzmanlara göre bu plan henüz resmî bir karar niteliği taşımasa da, Avrupa’nın savunma mimarisinde köklü bir dönüşümün habercisi olabilir.