Austrian Airlines, kuruluşunun 70. yılına yaklaşırken kapsamlı marka dönüşüm sürecini başlattı. Şirket, yeni dönemde “Feels like Flying” marka platformu ve “Austrian Touch” isimli tasarım stratejisiyle küresel havacılıkta farklılaşmayı amaçlıyor.
Havayolu yönetimi, yeni yaklaşımın yalnızca görsel değişim değil; aynı zamanda yolcu deneyiminin tamamını kapsayan duygusal bir dönüşüm olduğunu vurguluyor.
“Uçmak sadece A’dan B’ye gitmek değil”
Şirketin Marka ve İletişim Kıdemli Direktörü Ingrid Gogl, yeni vizyonu şu sözlerle anlattı:
“Uçmak sadece A noktasından B noktasına gitmek değildir. Her uçuş bir buluşmanın, bir maceranın veya hayatın yeni bölümünün başlangıcıdır.”
“Feels like Flying” konseptiyle şirket; yolcularına rezervasyon aşamasından varış noktasına kadar daha sıcak, rahat ve kişisel bir deneyim sunmayı hedefliyor.
Austrian Airlines, bu dönüşümle kendisini yalnızca fiyat ve ölçek üzerinden rekabet eden bir havayolu değil; “duygusal bağ kuran küresel bir love brand” olarak konumlandırmayı amaçlıyor.
“Austrian Touch” ile yeni tasarım dili geliyor
Yeni dönemin en dikkat çekici unsurlarından biri de “Austrian Touch” adı verilen tasarım stratejisi oldu.
Önümüzdeki aylarda kademeli olarak uygulanacak yeni tasarım dili:
- lounge alanları,
- kabin içi detaylar,
- yeni üniformalar,
- premium check-in noktaları,
- onboard servis ekipmanları
gibi birçok noktada kullanılacak.
Şirketin ikonik kırmızı rengi korunurken; bordo ve rosé tonlarıyla daha modern ve duygusal bir görsel dünya oluşturulacak.
Hava akışından ilham alan el çizimi çizgiler ise markanın yeni imza tasarım öğesi olacak.
Ayrıca “Austrian Sans” isimli yeni kurumsal yazı tipi de kullanılmaya başlanacak.
Yeni kampanya gerçek yolcu hikâyelerine odaklanıyor
18 Mayıs’ta başlayan yeni 360 derece reklam kampanyası; televizyon, dijital medya, sosyal medya ve Vienna International Airport dahil birçok mecrada yayına girdi.
“Austrian Original Stories” adı verilen kampanya serisi, yolcu ve çalışanların gerçek hikâyelerini merkeze alıyor.
İlk film olan “OS 001”, ilk kez yalnız uçan küçük bir kız çocuğunun yolculuğunu konu alıyor. Şirket, bu hikâyelerin gelecekte marka iletişiminin merkezinde yer alacağını açıkladı.