Türk tarihinin en büyük kahramanlık destanlarından 30 Ağustos Zaferi, 104'üncü yılında gurur ve minnetle kutlanıyor.
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Anadolu'nun işgaliyle başlayan zorlu süreçte Türk milleti, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde bağımsızlık mücadelesini başlattı. Kuvayımilliye ruhuyla büyüyen direniş, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması ve düzenli ordunun oluşturulmasıyla yeni bir aşamaya geçti.
Sakarya’dan Büyük Taarruz’a
1921 yılında Yunan ordusunun Ankara'nın Polatlı ilçesine kadar ilerlemesi üzerine Türk ordusu, Sakarya'da tarihî bir savunma gerçekleştirdi.
Mustafa Kemal Paşa'nın “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır” emriyle yürütülen Sakarya Meydan Muharebesi, 22 gün 22 gece sürdü.
13 Eylül 1921'de Yunan kuvvetlerinin Sakarya Nehri'nin doğusundan çıkarılmasıyla sonuçlanan zafer, Türk ordusunun savunmadan taarruza geçişindeki en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
Ardından yaklaşık bir yıl boyunca büyük bir gizlilik içerisinde Büyük Taarruz'un hazırlıkları gerçekleştirildi.
26 Ağustos: Kocatepe’den taarruz emri
Tarihler 26 Ağustos 1922'yi gösterdiğinde Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile Kocatepe'deki yerini aldı.
Şafak vakti başlayan yoğun topçu ateşinin ardından Türk askeri hücuma geçti. Tınaztepe ele geçirilirken Belentepe ve Kalecik Sivrisi'ndeki Yunan birlikleri mevzilerinden çıkarıldı.
Taarruzun ilk gününde Türk ordusu düşmanın savunma hatlarını önemli ölçüde kırdı.
27 Ağustos'ta ilerleyiş devam etti ve Afyonkarahisar işgalden kurtarıldı. 28 ve 29 Ağustos'taki harekâtlarla Yunan birlikleri üzerindeki kuşatma giderek daraltıldı.
30 Ağustos: Büyük Zafer
30 Ağustos sabahı Mustafa Kemal Paşa, Zafertepe Çalköy'den birliklere taarruz emrini verdi.
Dumlupınar'da gerçekleştirilen Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Türk ordusunun kesin üstünlüğüyle sonuçlandı. Yunan kuvvetlerinin önemli bölümü kuşatılarak etkisiz hale getirildi.
30 Ağustos 1922'de kazanılan zafer, Kurtuluş Savaşı'nın askerî açıdan kesin sonuca ulaşmasını sağlayan en kritik aşamalardan biri oldu.
“Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”
Ancak mücadele 30 Ağustos'ta sona ermedi.
Mustafa Kemal Paşa, 1 Eylül 1922'de Türk ordusuna tarihe geçen emrini verdi:
“Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”
Türk ordusu bu emirle hızla batıya ilerledi. Gediz, Uşak, Eskişehir, Balıkesir, Bilecik, Aydın ve Manisa'nın ardından 9 Eylül 1922'de İzmir kurtarıldı.
Büyük Taarruz böylece Anadolu'daki işgalin sona erdirilmesini sağlayan kesin askerî harekâta dönüştü.
Çiğiltepe’de unutulmayan fedakârlık
Büyük Taarruz'un hafızalara kazınan olaylarından biri de 57'nci Tümen Komutanı Albay Reşat Bey'in Çiğiltepe'deki hikâyesi oldu.
27 Ağustos'ta Çiğiltepe'yi belirlenen sürede ele geçireceğine ilişkin Mustafa Kemal Paşa'ya söz veren Reşat Bey, harekâtın yarım saat gecikmesi üzerine yaşamına son verdi.
Ardında, verdiği sözü yerine getiremediğini ifade eden kısa bir not bıraktı. Çiğiltepe ise Reşat Bey'in ölümünden yaklaşık 15 dakika sonra Türk askerinin kontrolüne geçti.
“Cumhuriyet’in temeli burada sağlamlaştırıldı”
Mustafa Kemal Atatürk, Büyük Zafer'den iki yıl sonra 30 Ağustos 1924'te Zafertepe Çalköy'de yaptığı konuşmada 30 Ağustos'un Türkiye açısından taşıdığı tarihî önemi şu sözlerle ifade etti:
“Yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırıldı, ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı.”
30 Ağustos Zaferi, yalnızca işgal kuvvetlerine karşı kazanılan askerî bir başarı değil, Türk milletinin bağımsız yaşama iradesinin ve kendi geleceğini belirleme kararlılığının tarihe geçtiği gün oldu.
104 yıldır aynı gurur
İlk kez 1926 yılında Zafer Bayramı olarak kutlanmaya başlanan 30 Ağustos, bugün Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin en önemli millî bayramlarından biri olarak kutlanıyor.
Büyük Zafer'in 104'üncü yılında başta Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanın bağımsızlığı uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.